Bizans Dönemi kent morfolojisinin incelenmesine yönelik bir yöntem önerisi
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2019
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Trakya Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Bizans kentinin tarihi, imparatorluğun sosyal ve ekonomik tarihinin açıklanabilmesi için önemlidir. Teorik bir konu olarak, Erken Bizans Dönemi’nden 1453’te imparatorluğun yıkılmasına kadar geçen zamanda Bizans kentinin fiziki süreci, son derece kapsamlı ve karmaşıktır. Bu dönemde yaklaşık 11 yüzyıl boyunca her bir farklı olayda sonuçları farklılaşan dinamik bir değişim gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda kentlerin tarihi, kurumlarının ve sosyal yapılarının evrimi, mimarlık ve kent planlamasının gelişimi ilgi konusu olmuştur. Bizans Dönemi kentlerine yönelik araştırmalara genel olarak bakıldığında, monografik incelemelerin yoğunlukta olduğu; araştırmalar kapsamında bir yandan toplumsal, siyasi, iktisadi ve kültürel tarihe, diğer yandan anıtlara, mimari yapıtlara ağırlık verildiği görülmektedir. Buna karşın ‘Bizans kenti’ kavramının irdelenmesine ya da kent strüktürünün ve kentsel alanların analizine yönelik çalışmaların ülkemizdeki akademik ortamda sınırlı sayıda kalması bu konudaki araştırma boşluğuna işaret etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Bizans Dönemi kentlerinin fiziki evrim sürecini araştırmak ve Bizans kent morfolojisinin bazı sorunsallarını açıklığa kavuşturmaktır. Tez kapsamında kent morfolojisinin “kentsel formun onu meydana getiren unsurların zaman içerisinde uğradıkları tarihsel dönüşüm ve değişimin ortaya koyulması ile anlaşılabileceği” ilkesi temel alınarak Bizans kentinin varlığını sürdürdüğü süreç boyunca geçirdiği dönüşüm ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ele alınan Bizans kentlerinin analiz yöntemi üç başlık altında toplanmıştır: 1. Kazılar sonucu ortaya çıkarılmış veya ayakta kalan binaların analizi ile üretilen kanıtların incelenmesi, 2. Çeşitli dönemlerde kentsel dokunun yeniden inşasının incelenmesi, 3. Uygun olan yerlerde, bulgular ve yazılı bilgileri içeren karşılıklı yorumlama. Bu çalışmada Bizans Dönemi kentlerinin fiziki evrim sürecinin incelenmesi amacıyla Anadolu’nun Batı ve Güney Batı bölgelerinde yer alan 30 kent (Ainos, Aizanoi, Amorium, Ankyra, Aphrodisias, Arykanda, Assos, Elaiussa Sebaste, Ephesos, Herakleia (Perinthos), Hierapolis, İasos, Kaunos, Knidos, Ksanthos-Letoon, Laodikeia, Menderes Magnesiası, Nikaia, Medeia, Miletos, Myra-Andriake, Olympos, Patara, Pergamon, Priene, Rhodiapolis, Sagalassos, Sardes, Side, Tralleis) araştırılmıştır. Kentlerin seçiminde köklü bir tarihsellik, yoğun nüfus, üretken ve yoğun yerleşim ve arkeolojik raporların varlığı etken olmuştur. Tez kapsamında öncelikle Bizans kentlerinin büyük ölçüde üzerinde konumlandığı Roma Dönemi kent morfolojisi ele alınmış, ardından Bizans kent tarihi, kentlerdeki kırılma noktalarına göre sınıflandırılarak aktarılmış, ayrıca Bizans kenti üzerine çalışma yapan araştırmacıların görüşleri doğrultusunda kentsel süreklilik sorunsalına değinilmiştir. Değerlendirme ve sonuç bölümlerinde katkı sağlayacağı düşüncesinden hareketle Bizans Dönemi kentsel dinamikleri (siyasal, yönetsel-dinsel, sosyal, ekonomik ve ticari, göçler/doğal afetler ve savunma ihtiyaçları) tanımlanmıştır. Ele alınan 30 kent üzerinden kentsel alanlar/işlevler (yönetsel-dinsel, kamusal, ticari ve endüstriyel, savunma, konut alanları, meydan ve sokak strüktürü ve kentsel merkez) incelenmiştir. Tüm verilerden yola çıkarak Bizans kentinin tarihsel süreç bakımından fiziki evrim süreci ve Bizans kentsel alanlarının dönüşümü üzerine çıkarımlar yapılmıştır. Sonuç olarak Antik Dönem kentsel kullanımların devam ettiği veya dönüştüğü görülmekle birlikte özellikle Hristiyanlığın etkisiyle yeni dinsel alanların ortaya çıktığı ve sürekli istilalara karşı savunma odaklı yaklaşımların geliştirildiği gözlemlenmiştir. Bizans kentinin, Roma Dönemi’nin ardından bazı işlevleri devam ederken bazıları dönüşmüş, biçim değiştirmiş ve yeni işlevlere evrilmiş, 7. yüzyıl ile birlikte ise işlevleri parçalanmış ve kent gerektiğinde küçülmüş ve periferik alanlara kaymıştır. Kent, büyük ölçekli bir yerleşimden küçük ölçekli bir yerleşime, açık bir organizasyondan kapalı bir organizasyona ve kamusal odaklı bir yaklaşımdan özel odaklı bir yaklaşıma doğru değişim ve dönüşüm geçirmiştir. Dolayısıyla Bizans kentinin 1000 yıllık süreçte bir şekilde varlığını sürdürmüş olduğu söylenebilir.
The history of the Byzantine city is important to explain the social and economic history of the empire. As a theoretical subject, the physical process of the Byzantine city from the early Byzantine period until the overthrow of the empire in 1453 is extremely comprehensive and complex. During this period about 11 centuries, there was a dynamic change in the results of after each different event. In this context, the history of the cities, the evolution of their institutions and social structures, the development of architecture and urban planning have been the subject of interest. When we look at the researches of the Byzantine cities in general, it is seen that monographic studies are concentrated and on the one hand, social, political, economic and cultural history, on the other hand monuments and architectural works are given importance. On the other hand, the limited number of studies aimed at examining the Byzantine city concept or the analysis of urban structure and urban areas in the academic environment in our country points to the research gap in this field. The aim of this study is to investigate the physical evolution of Byzantine cities and to clarify some of the problems of the Byzantine city morphology. The thesis is based on the “urban form can only be understood historically since the elements of which it is comprised undergo continuous transformation and replacement” principle of urban morphology. In this context, the transformation in the process of the existence of the Byzantine city has been tried to be revealed. The method of analysis of the Byzantine cities discussed was grouped under three headings: 1. Examination of the evidence produced by the analysis of the buildings uncovered as a result of excavations and surviving buildings, 2. Examination of the reconstruction of urban fabric in various periods, 3. Reciprocal interpretation where feasible involving the finds and the written information. In this study, 30 cities in the West and South West regions of Anatolia (Ainos, Aizanoi, Amorium, Ancyra, Aphrodisias, Arycanda, Assos, Elaiussa Sebaste, Ephesus, Heracleia (Perinthos), Hierapolis, Iasos, Kaunos, Knidos, Xanthos-Letoon, Laodiceia, Magnesia, Nicaea, Medeia, Miletus, Myra-Andriake, Olympos, Patara, Pergamum, Priene, Rhodiapolis, Sagalassos, Sardis, Side, Tralles) were investigated in order to examine the physical evolution of the Byzantine period cities. In the selection of cities, a deep-rooted historicalness, dense population, productive and intensive settlement and the existence of archaeological reports have been the factors. Within the scope of the thesis, first of all the Roman city morphology, where the Byzantine cities are located on their predecessors, is discussed. Then, the history of Byzantine city was classified according to the breaking points in the cities. In addition, in the light of the opinions of the researchers working on the Byzantine city, the problem of urban continuity is mentioned. The urban dynamics of the Byzantine Period (political, administrative-religious, social, economic and commercial, migrations/natural disasters and defence needs) have been defined based on the idea that they will contribute to the evaluation and conclusion sections. Afterwards, urban areas/functions (administrativereligious, public, commercial and industrial, defence, residential areas, square and street structure and urban centre) were examined in 30 cities. Based on all data, inferences were made on the historical process of Byzantine city and the transformation of Byzantine urban areas. As a result, it is observed that antique urban uses have continued or transformed, and new religious areas emerged, especially under the influence of Christianity and defence oriented approaches are developed against continuous invasions. Some of the functions of the Byzantine city after the Roman Period continued, or transformed, or evolved into new functions. In the 7th century, its functions were fragmented and the city shrank when necessary and shifted to peripheral areas. The city has undergone a change and transformation from a large-scale settlement to a small-scale settlement, from an open organization to a closed organization and from a public-oriented approach to a specificoriented approach. Therefore, it can be said that the Byzantine city has survived in some way in a period of 1000 years.
The history of the Byzantine city is important to explain the social and economic history of the empire. As a theoretical subject, the physical process of the Byzantine city from the early Byzantine period until the overthrow of the empire in 1453 is extremely comprehensive and complex. During this period about 11 centuries, there was a dynamic change in the results of after each different event. In this context, the history of the cities, the evolution of their institutions and social structures, the development of architecture and urban planning have been the subject of interest. When we look at the researches of the Byzantine cities in general, it is seen that monographic studies are concentrated and on the one hand, social, political, economic and cultural history, on the other hand monuments and architectural works are given importance. On the other hand, the limited number of studies aimed at examining the Byzantine city concept or the analysis of urban structure and urban areas in the academic environment in our country points to the research gap in this field. The aim of this study is to investigate the physical evolution of Byzantine cities and to clarify some of the problems of the Byzantine city morphology. The thesis is based on the “urban form can only be understood historically since the elements of which it is comprised undergo continuous transformation and replacement” principle of urban morphology. In this context, the transformation in the process of the existence of the Byzantine city has been tried to be revealed. The method of analysis of the Byzantine cities discussed was grouped under three headings: 1. Examination of the evidence produced by the analysis of the buildings uncovered as a result of excavations and surviving buildings, 2. Examination of the reconstruction of urban fabric in various periods, 3. Reciprocal interpretation where feasible involving the finds and the written information. In this study, 30 cities in the West and South West regions of Anatolia (Ainos, Aizanoi, Amorium, Ancyra, Aphrodisias, Arycanda, Assos, Elaiussa Sebaste, Ephesus, Heracleia (Perinthos), Hierapolis, Iasos, Kaunos, Knidos, Xanthos-Letoon, Laodiceia, Magnesia, Nicaea, Medeia, Miletus, Myra-Andriake, Olympos, Patara, Pergamum, Priene, Rhodiapolis, Sagalassos, Sardis, Side, Tralles) were investigated in order to examine the physical evolution of the Byzantine period cities. In the selection of cities, a deep-rooted historicalness, dense population, productive and intensive settlement and the existence of archaeological reports have been the factors. Within the scope of the thesis, first of all the Roman city morphology, where the Byzantine cities are located on their predecessors, is discussed. Then, the history of Byzantine city was classified according to the breaking points in the cities. In addition, in the light of the opinions of the researchers working on the Byzantine city, the problem of urban continuity is mentioned. The urban dynamics of the Byzantine Period (political, administrative-religious, social, economic and commercial, migrations/natural disasters and defence needs) have been defined based on the idea that they will contribute to the evaluation and conclusion sections. Afterwards, urban areas/functions (administrativereligious, public, commercial and industrial, defence, residential areas, square and street structure and urban centre) were examined in 30 cities. Based on all data, inferences were made on the historical process of Byzantine city and the transformation of Byzantine urban areas. As a result, it is observed that antique urban uses have continued or transformed, and new religious areas emerged, especially under the influence of Christianity and defence oriented approaches are developed against continuous invasions. Some of the functions of the Byzantine city after the Roman Period continued, or transformed, or evolved into new functions. In the 7th century, its functions were fragmented and the city shrank when necessary and shifted to peripheral areas. The city has undergone a change and transformation from a large-scale settlement to a small-scale settlement, from an open organization to a closed organization and from a public-oriented approach to a specificoriented approach. Therefore, it can be said that the Byzantine city has survived in some way in a period of 1000 years.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Bizans Dönemi, Batı Anadolu, Bizans Kenti, Kent Morfolojisi, Kentsel Dönüşüm, Byzantine Period, Western Asia Minor, Byzantine City, Urban Morphology, Urban Transformation