Yazar "Kaya, Hulusi Ekber" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Kara Hakimiyet Teorisi ve Avrasya’nın Artan Jeopolitik Önemi(2022) Kaya, Hulusi EkberUluslararası politikada coğrafi etmenlerin güç ilişkileri üzerindeki etkisinin incelenmesine jeopolitik denmektedir. Bir ülkenin sahip olduğu coğrafi nitelikler o ülkeyi jeopolitik açıdan güçlü kılmaktadır. Doğal kaynaklar bakımında zengin, iklim ve yer şekilleri açısından elverişli, deniz ve okyanuslara kıyısı olan, kanallar ve boğazlar gibi stratejik geçiş noktalarına hâkim bir ülke ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan gelişir ve uluslararası sistemde etkili bir güç haline gelir. Burada önemli olan nokta, ülkenin sahip olduğu bu jeopolitik unsurların bilincinde olması ve bunları rasyonel bir şekilde kullanmasıdır. Aksi durumda jeopolitik mücadele içinde kendine yer bulamaz ve sistem içinde kaybolabilir. Jeopolitik, bölge üzerindeki rekabetten ve bu tarz eylemleri meşrulaştırmaktan daha fazlasını ifade etmektedir. Jeopolitik, dünyayı görmenin bir yoludur. Avrasya’nın jeopolitik önemi Avrupa ve Asya gibi iki büyük kıtayı kapsamasından kaynaklanmaktadır. Tarihsel süreç içinde birçok uygarlık bu coğrafyada yaşamış, uluslararası siyaseti etkileyen birçok olay burada gerçekleşmiş, büyük savaşlara ve çatışmalara yine bu coğrafyada tanıklık edilmiştir. Avrasya yalnızca bir coğrafi tanımlamanın dışında stratejik, politik, ekonomik ve kültürel parametreleri barındıran geniş bir jeopolitik ve jeostratejik alanı ifade etmektedir. Politik ve ekonomik rekabetin her geçen gün tırmandığı bu coğrafyada egemen güç olmak için kıyasıya yarışın devam ettiği görülmektedir. Özellikle Soğuk Savaş’ın bitmesi ile Sovyetler Birliği’nin parçalanması ve bölgedeki üstünlüğünü kaybetmesinin ardından dikkatler Avrasya’ya çevrilmiş ve bölge büyük güçlerin oyun sahasına dönüşmüştür. Bu stratejik oyunda özellikle ABD, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti dikkat çekmektedir. Bu oyunun galibi küresel anlamda liderliği ele geçirecek ve uluslararası politikanın başat aktörü olacaktır. Bu çalışmada jeopolitik kavramı açıklanarak Halford J. Mackinder’ın Kara Hakimiyet Teorisi ile Avrasya’nın önemine yapmış olduğu vurgu incelenecek ve Avrasya’nın jeopolitik önemi barındırdığı dinamikler çerçevesinde ele alınacaktır.Öğe Karşılıklı bağımlılık ve asimetrik bağımlılık bağlamında Avrasya ekonomik birliği: Karşılaştırmalı bir analiz(Trakya Üniversitesi,Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Kaya, Hulusi Ekber; Turan, SibelSSCB’nin dağılması ile tek kutuplu düzene evrilmiş olan dünyada, Batı Bloğu (Atlantikçiler) Avrupa’nın doğusunda yer alan eski Sovyet ülkelerini AB ve NATO ile saflarına katarak bir anlamda Rusya’ya karşı çevreleme politikası izlemekte ve tabiri caizse Rusya’nın arka bahçesinde hakimiyeti ele geçirmek istemektedirler. Bakıldığında bunu başardıklarını da söylemek yanlış olmaz. Rusya ise çok kutuplu dünya düzenini savunmakta ve bu amaçla bölgesel kuruluşlar oluşturarak yeni arayışlara yönelmektedir. Küreselleşmenin de itici gücüyle devletlerin karşı karşıya kaldıkları, özellikle ekonomi başta olmak üzere, siyasi ve güvenlik açısından karşılaşılan sorunların çözülebilmesinin en önemli yolu uluslararası kuruluşlar kurmaktır. Bu bağlamda Rusya liderliğinde kurulan Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrasya’da etkin bir ekonomik düzen ve bölgesel güvenliğin sağlanması hedeflenmiştir. Rusya, AEB ile her ne kadar güçlü bir ekonomik birlik oluşturmak istese de üye diğer devletlerin kendisine olan ekonomik ve politik bağımlılığından faydalanmakta ve bölgede Rus nüfuzunu sağlamlaştırarak SSCB dönemindeki merkezi konumunu yeniden inşa etme yolunda aslında siyasi bir Birlik de oluşturma gayreti içindedir. Çalışmada Birlik içindeki üye devletlerin Rusya karşısında eşitsiz gelişiminden bahsedilerek, entegrasyonun olumlu çıktılarından tam olarak yararlanamadıklarından, karşılıklı bağımlılıktan ziyade Rusya’nın yararına bir asimetrik bağımlılığın Birlik içinde hakim olduğuna ve Birliğin kısa-orta vadede tam anlamıyla başarılı bir entegrasyon olamayacağına değinilecektir.Öğe Kitle imha silahları bağlamında Ortadoğu: Sorunlar ve beklentiler(Trakya Üniversitesi, 2012) Kaya, Hulusi Ekber; Turan, SibelBu çalışma, kitle imha silahlarını genel olarak incelemek ve bu bağlamda Ortadoğu'da söz konusu silahlara sahip olmaya çalışan ülkeleri araştırmak üzere hazırlanmıştır. Ortadoğu bölgesi geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemli bir stratejik konuma sahiptir. Bölgede zengin petrol yataklarının bulunması stratejik önemini bir kat daha arttırmıştır. Soğuk Savaş sonrası ABD ve Batılı ülkelerin yeni tehdit algıları doğrultusunda gözler Ortadoğu'ya çevrilmiştir. Ortadoğu; terörizm, petrol ve kitle imha silahları ile birlikte anılmaktadır. Komşuluk ilişkilerinin zayıf olduğu ve düşmanca politikaların izlendiği bölgede, tehdit algılarını üzerlerinde hisseden bölge ülkeleri hızlı bir silahlanma yarışına girmişlerdir. Sonuç olarak günümüzde de devam eden bu yarış, caydırıcılığı yüksek, etki alanı geniş ve büyük sorunlar yaratan kitle imha silahlarına sahip olmanın yolunu açmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde Kitle imha silahı kavramı ve nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlar tek tek açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise Ortadoğu kavramı ve Kitle imha silahlarına sahip olmaya çalışan Ortadoğu ülkelerine, bu bağlamda yaşanılan sorunlara değinilmiştir. Ülke olarak her bir silaha ne gibi ilgi gösterildiği belirlenmeye çalışılmıştır. Sonuç kısmında ise beklentilere yer verilmiştir.ANAHTAR KELİMELER: Ortadoğu, Kitle İmha Silahı, Nükleer Silah, Kimyasal Silah