Atalay, Bülent2024-06-122024-06-1220140255-06442822-342Xhttps://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/168490https://hdl.handle.net/20.500.14551/14651Tarihte, sosyal, siyasî ve askerî hadiselerin sürekliliği dikkate alındığında Balkan Harpleri ile Türk Millî Mücadelesi arasında doğrudan bir bağ olduğu kolayca anlaşılacaktır. Bu bağ bugünkü Türkiye Cumhuriyeti açısından da oldukça önemlidir. Zira jeopolitik ve jeostratejik önemi ve konumu gereği sürekli olarak bir şeylerin içine çekilmek istenmesine rağmen Türk Milleti hâlâ bir bütün hâlinde varlığını devam ettirebiliyorsa bunu Türk Milliyetçiğine borçludur. Türk Milliyetçiliği de modern manada kimliğini tarihî geçmişi itibariyle Balkan Harpleri sırasında kazanmaya başladı. Bu başlangıç I. Dünya Harbi ile tekâmül basamaklarını tırmandı ve Türk Millî Mücadelesi sürecinde en mütekâmil noktasına geldi. Bu noktaya gelinmesinde en büyük pay Balkan Harpleri sürecidir. Çünkü Türk Milletinin yaşadığı acılar asli unsuru olduğu Osmanlı Devletinin son zamanlarında kurtarılabilmesi için iyi niyetle ileri sürülen Osmanlıcılık ve İslâmcılık fikirlerinin çare olamayacağı açıkça I. Balkan Harbi sırasında yaşanan hezimet ve mecbur bırakılan göç neticesinde idrak edilmeye başlandı. Bu durum, I. Dünya Harbi sırasında da devam etti. Bütün olumsuzluklara rağmen I. Balkan Harbinden, Türk Millî Mücadelesinin sonuna kadar Türk Milleti milliyetçilik ruhu ile ayakta kalabilmiş ve emperyalizme karşı mücadelesini vererek aynı zamanda milletleşme sürecini de birlikte yaşayarak bugünlere gelebilmiştir. Bu çalışmamızda bu süreci ve sürecin kıymetinin bilinerek ve yaşananlardan ibretler alınarak Milliyetçilik çerçevesi içerisinde misallerle izah etmeye çalışacağız.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessMahreci Balkan bozgunu'ndan miracı millî mücadeleye Türk milliyetçiliğine misallerArticle10520787106168490