Kazancıoğlu, Habibe2024-06-122024-06-1220162146-98061304-6535https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/216706https://hdl.handle.net/20.500.14551/14367Bütün canlıların hayat kaynağı olan su, medeniyet tarihinin vazgeçilmez unsurudur. Bundan dolayıdır ki tarih boyunca su tesislerindeki gelişmişlik, devletlerin medeniyet düzeyleri hakkındaki en önemli ipuçlarından biri olmuştur. Eski İstanbul, üç tarafı sularla çevrili tarihî bir yarımada olmasına rağmen içme suyu bakımından şanslı bir şehir değildir. Dolayısıyla su ihtiyacı, tarihin her döneminde şehrin başta gelen sıkıntılarından biri haline gelmiştir. Osmanlı Devleti, su ihtiyacını karşılamak için nehir ve dere gibi yüzey sularının önlerine "bend" adı verilen setler çekerek suları buralarda biriktirmiş, şehrin belirli noktalarına yaptıkları maksemlerden, isâle hatlarıyla çeşmelere ve sebillere su vermiştir. Osmanlı Devleti'nde varlığına şahit olduğumuz bentlerin başta padişahlar olmak üzere hânedân üyeleri tarafından hayır kazanmak amacıyla, vakıf olarak inşa edildiği bilinmektedir. Padişah III. Selim'in annesi Mihrişah Vâlide Sultan da hayır kazanmak gayesiyle kendi bütçesinden günümüzde İstanbul'un Sarıyer İlçesi'ne bağlı Bahçeköy Beldesi'nde, daha sonra kendi ismiyle anılacak olan bir bent yaptırmıştır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessMİHRİŞAH VÂLİDE SULTAN SU BENDİArticle183493123216706