Nayir, NihalDağdeviren, H. Nezih2014-06-122014-06-122010https://hdl.handle.net/20.500.14551/1048Tıpta Uzmanlık TeziToplumsal, kültürel, sosyal etmenlerin ve dini inançların etkisi nedeniyle cinsellik, rahatça soru sorulamayan, konuşulamayan bir konu olmaya devam etmektedir. Hastaların cinsellikle ilgili yakınmalarını hekime bildirmekte çekinceli davranmaları, hekimlerin cinsellikle ile ilgili sorgulamayı ihmal etmeleri ya da yüzeysel şekilde yapmaları ve konu hakkında toplumsal bilinçlenmenin henüz tam olarak yerleşmemiş olması nedeniyle, sorunun çözümünde yeterli başarı hala sağlanamamış görünmektedir. Bu nedenle cinsel işlev bozukluğu nedeniyle tıbbi yardım arama sıklığını arttırma stratejileri de geliştirilmelidir. Bu araştırma, Edirne il merkezindeki 20 yaş üstü erişkinlerde; kadınlarda cinsel işlev bozukluğu, erkeklerde erektil disfonksiyon prevalansını belirlemeyi, kadınlarda cinsel işlev bozukluğunun, erkeklerde erektil disfonksiyonun sosyodemografik özellikler, alkol ve sigara kullanımı, depresyon ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmış tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte bir araştırmadır. Çalışmamızda Kadın Cinsel İşlev Ölçeği (The Female Sexual Function Index) uygulanan 601 kadın katılımcının %41,1'inde kadın cinsel işlev bozukluğu, Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi-5 (The International Index Of Erectile Function-5) uygulanan 802 erkek katılımcının %50,7'sinde erektil disfonksiyon saptandı. Kadın cinsel işlev bozukluğunun ve erektil disfonksiyonun; yaşla ve depresyon olasılığı olanlarda arttığı, eğitim düzeyi arttıkça azaldığı tespit edildi. Sonuç olarak; cinsel işlev bozuklukları, aile hekimleri tarafından birinci basamakta tanınabilir ve etkili olarak tedavi edilebilir. Konuyla ilgili daha kapsamlı çalışmalara ve ülke genelinde uygulamalara ihtiyaç vardır.AbstractSexuality remains as an undercovered issue, which still cannot be openly discussed due to cultural, social and religious factors. The solution of the problem seems to be insufficient because of the reluctance of patients in informing the doctor about their sexual problems, being superficial or the ignorance of doctors in investigating sexuality during history taking and the lack of social awareness on sexuality. Therefore, strategies on improving the rate of seeking medical attention regarding sexual function disorders should also be developed. The aim of this descriptive and cross-sectional study was to determine the prevalence of sexual dysfunction among women and erectile dysfunction among male participants, their relationship with sociodemographic features, alcohol and nicotine consumption, and depression, among adults over the age of 20 in Edirne. In our study, 41,1% of 601 female participants had sexual dysfunction according to The Female Sexual Function Index, whereas 50,7% of 802 male participants had erectile dysfunction according to The International Index of Erectile Function-5. It was also determined that female sexual dysfunction and male erectile dysfunction increased with age and presence of depression, decreased with higher education status. In conclusion, the majority of patients can be easily diagnosed and effectively treated by family physicians in primary care settings. More comprehensive studies and practices are needed on this topic throughout the country.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessAile HekimliğiFamily MedicineTeknolojiTıp BilimleriAdli TıpKoruyucu Sağlık HekimliğiKadın Cinsel İşlev BozukluğuErektil DisfonksiyonFemale Sexual DysfunctionErectile DysfunctionEdirne il merkezinde yaşayan erişkinlerde cinsel işlev ve cinsel işlev bozukluklarıSexual functioning and dysfunctions among adults living in Edirne citySpecialist Thesis272877