SOCIO- ECONOMIC RIGHTS: A HUMAN RIGHT OR SPECIAL CITIZENSHIP RIGHT

Küçük Resim Yok

Tarih

2014

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Sivil ve politik hakların evrensel bir insan hakkı olduğu hususunda akademisyenlerin çoğu görüş birliğinde iken, aynı şeyi sosyo-ekonomik haklar konusunda söylemek mümkün değildir. Gerek meselenin etik yönü ve gerekse uygulama alanındaki zorluklar, bu konuyla uğraşan akademisyenleri görüş ayrılıklarına itmiştir. Sosyo- ekonomik haklar, kısaca, bir bireyin minimum yaşam standardına sahip olma hakkıdır. 1948 Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinin son maddeleri ve Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi sosyo- ekonomik hakları garanti altına almasına rağmen, bir çok düşünür tarafından uygulanması çok zor hatta ütopik bulunmuştur. Mesela bu iki anlaşma işten izin alma hakkı ve kültür- sanat etkinliklerine katılma hakkını bile sosyo- ekonomik haklar kapsamına almaktadır. Özellikle bu iki maddenin evrensel sosyo- ekonomik hak olarak anlaşmalarda geçmesi, insanlığın bütünü için beslenme, giyim ve barınak bile sağlanamayan bir dünyada ne kadar gerçekleştirilebilir olduğunun sık sık sorgulanmasına neden olmuştur. Bu sebeple, bazı düşünürler kendi alternatif sosyo- ekonomik haklar tanımlarını yapma yoluna gitmişlerdir. Henry Shue, Brian Orend ve John Rawls gibi düşünürler yalnızca yaşamı sürdürebilecek kadar olan asgari geçim i evrensel insan hakkı olarak kabul ederken, Gillian Brock gibi düşünürler ise ihtiyaç bazlı bir model önerir ve insan hakkı tanımlamalarını baskıcı bir Batı İdeolojisi olarak görür. Öte yandan, James Nickel ise asgari geçime e ek olarak eğitim ve sağlık hizmetlerini de evrensel temel bir hak olarak görür. Sosyo- ekonomik hakların etik boyutu da, önemli bir tartışma alanı teşkil eder. Sosyo- ekonomik hakların negatif hak mı, pozitif hak mı olduğu, yükümlülük getirip getirmediği ve bütün bunların evrensel boyutta mı yoksa yerel boyutta mı olduğu akademisyenler tarafından çokça tartışılmıştır. Bununla birlikte, Robert Nozick gibi radikal libertenyenlerin dışında, çoğu düşünür, sosyo- ekonomik hakların insanlara yükümlülükler yüklediğini kabul eder, fakat evrensellikyerellik hususu daha tartışmalıdır. Ele alınan tartışmadaki birinci grup, sosyo- ekonomik hakları, yerel, spesifik veya vatandaşlık hakkı olarak kabul eder. Bunun başlıca sebebi ise, toplumlar arası ahlaki ve kültürel değerlerin göreceli olmasından ileri gelir. Halbuki, kültürler farklı olsa da, her insanın yemek, içmek ve barınma gibi ortak ihtiyaçları vardır. Bu noktada kültür farklılığının evrensel sosyo- ekonomik hak kavramını çürütmesi zor görünmektedir. İkinci grupta yer alan Pogge, Bernier, Nickel gibi düşünürler ise bazı sosyo - ekonomik hakları evrensel insan hakkı olarak kabul etme eğilimindedir. Fakat bize göre bu grup da mesafe kavramını yeterince ciddiye almama hatasına düşmektedir. Yukarıdaki iki grubun görüş ayrılığı, konu sosyo- ekonomik hakların bir diğer önemli kısmı olan uygulanabilirliğe geldiğinde de devam etmektedir. Birinci grup eğer sosyo- ekonomik haklar evrensel insan hakkı ise, evrensel yükümlülük manasına da geldiğini belirttikten sonra, böyle bir evrensel yükümlülüğün uygulanamaz olduğunu ifade eder. Bu uygulanama eksikliği yüzünden birinci grup, sosyo- ekonomik hakların evrenselliğini reddeder ve ancak yerel sosyo- ekonomik hakların olabileceğini öne sürer. Öte yandan, ikinci grup ise sosyo- ekonomik hakların evrensel insan hakkı olduğunu yineler, fakat evrensel uygulama yerine yerel uygulamayı önerir ve devletlerin bunu yapabilecek en güçlü aday olduklarını vurgular. Bu bulgulardan yola çıkarak bir sentez yapacak olursak, sosyo- ekonomik hakların evrensel insan hakkı olduğunu kabul etmeğe dair etik argümanlarda büyük bir engel görülmemekte, fakat uygulanabilirlik alanı bunu zora sokmaktadır. Buna da en makul çözüm olarak sosyo- ekonomik hakları evrensel insan hakkı olarak kabul edip, uygulamayı yerel ölçekte yapmak olarak gözükmektedir. Öte yandan, sosyo-ekonomik hakların tam olarak neyi kapsayacağı sorusuna cevap mukabilinde ise, Nickel in önerdiği asgari geçim , sağlık hizmetleri ve eğitim, en kabul edilebilir seçenek olarak durmaktadır. Buna ek olarak da, buradaki asgari geçimmaddesinin içinde aç olmama veya açlıktan kurtulma hakkına sahip olmanın önemine daha fazla vurgu yapılması gerekmektedir.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

IIB International Refereed Academic Social Sciences Journal

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

5

Sayı

15

Künye