BİR PROPAGANDA ARACI OLARAK DİVAN ŞİİRİ KIZILBAŞ ÖRNEĞİ*
Küçük Resim Yok
Tarih
2016
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Kızılbaş mefhumu, Osmanlı-Safevî rekabetinden sonra ortaya çıkmış, başta dinî ve siyasî olmak üzere geniş bir çağrışım sahası oluşturmuştur. Şii Safevîleri tanımlayan ve mezhep vurgusu içeren Kızılbaş sözcüğü, Sünnî Osmanlı iktidarı terminolojisinde "eşkıyâ", "düşman", "kâfir" gibi menfi manaları içermektedir. Kızılbaş'ın bu manaları yüklenip yürüttüğü başka mecra da edebiyattır. Biz bu makalede Osmanlı şiirinde bu mefhumun hangi sebepler ve dayanaklarla, nasıl bu anlamları kazandığını tespit etmeye çalıştık. XVI. yüzyıldan başlayarak farklı yüzyılların ve dönemlerin şairlerine ait divanlar taranmış, esas olarak Şii Safevîleri ifade etmekte kullanılan "Kızılbaş/sürh-ser" sözcüklerinin geçtiği beyitlerin genellikle Osmanlı-Safevî çatışması bağlamında söylenmiş olduğu, bu sözcüklerin Şii Safevî toplumunu karşıladığı görülmüştür. Yine Kızılbaş zümreyi tarif ve tavsif etmede kullanılan "zındık", "mülhid", "Râfızî" ve "Celâlî" sözcükleri divanlarda taranarak bu zümrenin Osmanlı şairi zihnindeki tasavvuru belirlenmiştir. Doğrudan doğruya Osmanlı-Safevî mücadelesinin konu edildiği şiirler dışında sevgili, âşık, rakip, tabiat gibi konular bağlamında söylenmiş şiirlerde bile toplumun zihinsel arka planında yer etmiş olan bu çatışmanın izleri vardır. Şairlerin dinî ve siyasî kimlikleri hakkında bilgi sahibi olmasak bile şiirlerindeki hâkim söylem şairin kendisini Sünnî Osmanlı iktidarı tarafında konumlandırdığını belli etmektedir. Biz bu makalemizde Osmanlı ideolojisine bağlı şairlerin söylemlerinde, Kızılbaş imgesinin hangi olumsuz çağrışımlarla yer bulduğunu tespit etmeye çalışacağız.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Kaynak
Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
0
Sayı
79