Böbrek radyofrekans ablasyon uygulamalarında termal etkiye bağlı oluşan karbonlaşmanın etkisinin azaltılmasındta çeşitli sıvı solüsyonların etkinliğinin histopatolojik ve manyetik rezonans görüntüleme ile karşılaştırılması; ex vivo

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2014

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Radyofrekans ablasyon, belirli boyutta ve belirli klinik özelliklere sahip olan böbrek tümörlerinin tedavisinde gün geçtikçe ön plana çıkan bir tedavi alternatifi haline gelmektedir. radyofrekans ablasyon son yıllarda popüler olmasının yanı sıra inoperabl hastaların primer ve sekonder malignensi tedavisinde cerrahi rezeksiyona alternatif yöntem olarak kabul görmektedir. Yine de günümüz radyofrekans ablasyon teknolojisi tek kullanımda ancak 3.5- 4.5 cm’lik sınırlar dahilindeki dokuların yakılmasına olanak sağlamaktadır. monopolar radyofrekans ablasyon işlemi esnasında doku ve elektrod ara yüzeyinde her seferinde ani bir ısı artışı olması, dokunun kurumasına ve elektrod ucuyla temas halindeki dokunun kömürleşmesine neden olur. Bu durum radyofrekans enerji etkisinin ölü doku kitlesinin sınırlarının ötesine geçmesini engeller ve bu da ileri dokulardaki koagülasyonu durdurur. Monopolar radyofrekans ablasyonun sınır sorununu çözebilmek için daha önceki çalışmaları göz önünde bulundurarak radyofrekans ablasyon yönteminde enjekte edilen salinin elektriksel ve termal iletkenliği arttırabildiği ve hipertonik salin’in yüksek kaynama noktasının elektroda yakın olan karaciğer dokusunun ani kaynamasını önleyebilmesinden esinlenerek termal etkiye bağlı oluşan karbonlaşmanın etkisinin azaltılmasında 6 grup değişik konsantrasyonlarda ve özellikte sıvı solüsyonunun (Grup 1 % 0.9 Sodyum klorür solüsyonu (n=6) ,Grup 2 % 3.6 Sodyum klorür solüsyonu (n=6) , Grup 3 % 0.9 Potasyum klorür solüsyonu (n=6) , Grup 4 % 3.6 Potasyum klorür solüsyonu (n=6) , Grup 5 %5 dekstroz solüsyonu (n=6), Grup 6 Ringer laktat solüsyonu (n=6) etkinliğinin histopatolojik ve manyetik rezonans ile karşılaştırılması ile ilgili (ex vivo) sığır böbreklerinde bir çalışma yürüttük. Bu çalışmada ablasyon alanlarının boyutlarını ve varsa makroskopik-mikroskopik düzeyde karbonlaşmanın lehine olabilecek morfolojik değişiklikleri değerlendirdik. Çalışmamızın asıl amacı olan oluşturduğumuz ablasyon alanlarında makroskopik-mikroskopik düzeyde karbonlaşma gözlemlenmemiştir. bununla birlikte kullanıdığımız çeşitli sıvı solusyonlarında radyofrekans ablasyonla oluşturulan kuaglasyon alanları arasında boyutusal olarakta anlamlı derecede fark izlenmemiştir (p<0.05). Sonuç olarak; bizim çalışmamızda sulu radyofrekans ablasyonun karbonlaşma olmadan oluşturduğu koagülasyon nekrozundaki artışı kullandığımız değişik konsantrasyonlarda ve özelliklerdeki sıvıların hidrasyon etkisinin karbonlaşma üzerine benzer olması; özellikle yaşı daha büyük olan açık ve laparoskopik parsiyel nefrektomi için uygun olmayan hipertansiyon, koroner arter hastalığı, diyabet gibi ek morbiditeler yüksek oranda bulunan hastalarında radyofrekans tümör ablasyon terapisinde; klinik kullanım açısından faydalı olabileceğine inanıyoruz.
Abstract
Radiofrequency ablation is becoming increasingly prominent treatment alternative in the renal tumors within certain dimesions and with certain clinic properties in addition to being popular, radiofrequency ablation is recognized as an alternative method to the surgical resection of primary and secondary malignancies in recent years in the treatment of inoperable patients. Contemporary radiofrequency technology allow the ablation zones within 3.5 to 4.5 cm with a single probe insertion. During monoplanar radiofrequency ablation, with each radiofrequency heating, sudden temprature increase in tissue-electrode interface cause tissue dessication and carbonization. The carbonization in turn retard the coagulation necrosis beyond the limits of the dead tissue due to a resultant decrease in energy transmission. To solve the carbonization and conductivity problem in monopolar radiofrequency ablation, inspired from the knowledge that during the radiofrequency procedure the injected saline could increase the termal and electrical conductivity and also high boiling point of the saline could prevent nearby tissue carbonization and also by taking the previous studies in the considiration, we conducted the following study in which histopathologically and by magnetic rezonance we compared the efectiveness of 6 groups of liquid solutions in different concentration and with different characteristics (Group 1, 0.9% NaCl solution (n = 6), Group 2, % 3.6 NaCl solution (n = 6), Group 3, 0.9% KCl solution (n = 6), Group 4 % 3.6 KCl solution (n = 6), Group 5 and 5% dextrose solution (n = 6), Group 6 Ringer's lactate solution (n = 6) to alleviate the tissue carbonization in (ex vivo) bovine kidney. In this study we compared the ablation zone dimensions and morphological changes that could be related to the carbonization in macroscopic and microscopic level. No carbonization observed in neighter microscopic nor macroscopic level in ablation zones. And also no dimensional differences observed in ablation zones between different liquid solution groups (p<0.05). In conclusion; we observed the increase in the zone of coagulation in saline enhanced radiofrequency ablation without carbonization by using different liquid solutions; for patients that can not be candidate for open surgery or laparoscopic partial nephrectomy due to coexistent medical morbitidies like severe hypertension, coronar artery disease, diabetes, saline enhanced radiofrequency tumor ablation and we believe it can be useful for clinical use.

Açıklama

Tıpta Uzmanlık tezi

Anahtar Kelimeler

Radyofrekans Ablasyon, Ex vivo, Karbonlaşma, Böbrek, Radyofrekans, Radiofrequency Ablation, Carbonization, Renal, Radiofrequency

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye