Kronik miyeloid lösemi olgularımızın geriye dönük değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

dc.contributor.advisorDemir, Ahmet Muzaffer
dc.contributor.authorKırkızlar, Hakkı Onur
dc.date.accessioned2014-06-23T12:28:10Z
dc.date.available2014-06-23T12:28:10Z
dc.date.issued2012
dc.departmentFakülteler, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalıen_US
dc.descriptionTıpta Uzmanlık Tezitr
dc.description.abstractKronik miyeloid lösemi, miyeloid öncül hücrelerin klonal aşırı çoğalması ile tanımlanan bir hemopoietik kök hücre hastalığı olup, kronik miyeloproliferatif neoplazmlar arasında sınıflandırılmaktadır. Kronik miyeloid lösemi, erişkin lösemilerin yaklaşık %15'ini oluştururken, yıllık insidansı yaklaşık 1,6/100.000'dir. Tanısı sırasında ortalama yaşın 65 olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada amacımız kronik miyeloid lösemi tanısı ile Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı klinik ve polikliniğinden izlenen hastalar ile ilgili merkezimizin sonuçlarını değerlendirmek ve bu sonuçları literatür verileri ile karşılaştırmaktır. Toplamda kronik miyeloid lösemi tanısı ile tedavisi almakta olan 57 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar demografik, klinik özelliklerine göre değerlendirildi ve Dünya Sağlık Örgütü ölçütlerine göre evrelendirmeleri ile birlikte Sokal, Hasford ve Eutos risk skorlamaları yapıldı. Hematolojik, sitogenetik ve moleküler yanıtları Avrupa Lösemi Ağı ölçütlerine göre değerlendirildi. Hastaların tedavilere yanıtları, bu yanıtlarda farklılık yaratabilecek alt grupları ve risk faktörleri, sağ kalım analizleri ve kronik miyeloid lösemi konusunda merkezimizin tecrübesinin değerlendirildi. Hastaların demografik ve klinik verileri diğer çalışmalara benzer olduğu saptandı. Olaysız sağ kalımda sitogenetik yanıtın en önemli belirteç olduğu ve istatistiksel anlamlı farklılıklar yarattığı izlendi. Risk gruplarının da sağ kalım üzerinde etkili olduğu gözlendi. tirozin kinaz inhibitörü sonrası tedavide geçmişe göre büyük başarı sağlanmasına rağmen uzun dönemli takiplerde hastaların bir kısmında imatinib altında yanıt alınamamakta ya da tedavi altında yanıt kaybı geliştiği izlendi ve bazı hastalarda ikinci kuşak tirozin kinaz inhibitörü kullanmak (bizim çalışmamızda %35) gerekti. Bu nedenle hastaların yanıt kaybı olabilecek olanları, yüksek riskli olanlarını önceden ayırt edebilecek yeni yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Bir grup hastada tedaviye karşı direnç gelişebilir. Günümüzde artık birinci basamak tedavide yer almayan allogeneik hematopoetik kök hücre nakli bu tip hastalarda özellikle T315I pozitif olanlarda tedavi seçenekleri içerisinde yer almalıdır.Anahtar kelimeler: Kronik miyeloid lösemi, patofizyoloji, tedavi, prognozen_US
dc.description.abstractAbstracten_US
dc.description.abstractChronic myeloid leukemia is a hemapoetic stem cell disorder characterized with clonal proliferation of myleoid precursor cells. Chronic myeloid leukemia has a annual incidence of 1,6 cases per 100.000 population and approximately %15 of the adult leukemias. Average age of diagnosis is 65 years. In this study we aim to evaluate the patients with chronic myeloid leukemia followed from our institute and compare the characteristics and outcomes with literature data. We included 57 patients to this study. All the patients evaluated due to demografical and clinical features. Risk assesment and staging applied with World Health Organization criteria and Sokali Hasford and Eutos risk scoring system. We determined hematological, cyotgenetic and moleculer response according to European Leukemia Network criteria. We evaluated the subgroups, risk factors, survival analysis and our experience in chronic myeloid leukemia. Our demographical and clinical data were similar with other studies. We described cytogenetic response as the most effective indicator in event free survival and there was statistically difference. Since the usage of tyrosine kinase inhibitor, we obtained very high rates of responses and over all survivals according to pre tyrosine kinase inhibitor era. Altough these succesful results, some of the patients could not have response or lost the obtained response by long term follow up. Due to this, we have to start second generation tyrosine kinase inhibitor therapies (%35 of patients in our study). We need new definations and monitorisation tools for defining patients who can loose response or high risk patients. Some of the patients can be resistant to all therapies. Allogeneic stem cell transplantation is no longer the first line treatment option since tyrosine kinase inhibitor era but can be an option for the resistant patients especially with mutation such as T315I.Key words: Chronic myeloid leukemia, pathophysiology, treatment, prognosisen_US
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14551/1175
dc.identifier.yoktezid319267en_US
dc.language.isotren_US
dc.publisherTrakya Üniversitesi Tıp Fakültesien_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectKronik Miyeloid Lösemien_US
dc.subjectPatofizyolojien_US
dc.subjectTedavien_US
dc.subjectPrognozen_US
dc.subjectChronic Myeloid Leukemiaen_US
dc.subjectPathophysiologyen_US
dc.subjectTreatmenten_US
dc.subjectPrognosisen_US
dc.titleKronik miyeloid lösemi olgularımızın geriye dönük değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimien_US
dc.title.alternativeRetrospective analysis of chronic myeloid leukemia patients: A single-institution experienceen_US
dc.typeSpecialist Thesisen_US
dc.type.descriptionNo: 0126523en_US

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
103.pdf
Boyut:
1.27 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
Tam Metin / Full Text
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
license.txt
Boyut:
1.68 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: