Uluslararası sınır uyuşmazlıkları: Kıta Afrikası örneklemleri
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2018
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Vestfalyan devletler sisteminin en önemli konularından biri olan sınırların dokunulmazlığı, uluslararası ilişkiler ve uluslararası hukukun da temel uğraşılarındandır. Devletler arasında sınırların belirlenmiş ve güç yoluyla değiştirilemeyeceğinin ilke olarak benimsenmiş olması uluslararası barış ve güvenlik ortamının sağlamasında elzem olduğu düşünülmüştür. Gerçekten de uluslararası ilişkilerdeki geleneksel devlet-merkezli bakış açısından bu doğrudur. Değişen dünya koşulları ile yeni güvenlik anlayış ve algılamaları sınırların dokunulmazlığına atfedilen kutsallığı aşındırıyor olsa da günümüzde halen temel siyasi örgütlenme biçiminin ulus-devlet olması nedeniyle sınır uyuşmazlıkları uluslararası güvenlik endişelerinin temelindeki yerini kaybetmiş değildir. Dolayısıyla ortaya çıkan/çıkacak olan sınır uyuşmazlıklarının barışçı yollarla mı yoksa güç yoluyla mı nihayete erdirileceği meselesi uluslararası gündemin en önemli konularından biri olmayı sürdürmektedir. Afrika kıtası, sömürge geçmişinin mirası olan keyfi ve yapay sınırlar, bu sınırların belirlenme ve işaretlenme işlemlerindeki eksiklikler ve çok sayıda etnik grubun yaşadığı coğrafyaların bu sınırlar ile örtüşmemesi nedeniyle pek çok sınır uyuşmazlığı tecrübe etmiştir ve etmeye devam etmektedir. Modern devletler sistemine oldukça geç tarihlerde dahil olabilmiş Afrika devletleri için sınırların kesin olarak belirlenmesi ve sınırlar dolayısıyla çıkan/ çıkması muhtemel çatışmaların önüne geçilebilmesi öncelikli konulardandır. Kıtada ortaya çıkan sınır uyuşmazlıkları savaşlara neden olmuş, bu da kıtanın bütünleşmesi ve kıta çapında ekonomik kalkınmanın önüne engeller koymuştur. Kimi durumlarda ise Afrikalı devletler sınır uyuşmazlıklarını barışçı bir şekilde çözmeye çalışmış ve uyuşmazlıkları çözme işini uluslararası mahkemelere taşıyarak adil ve kabul edilebilir çözümler beklemiştir. Bu tez çalışması da Afrika kıtasından Uluslararası Adalet Divanı’na taşınmış ve ii Divan’da çözüme kavuşturulmuş kara sınır uyuşmazlığı dava örneklemleri üzerinden yürütülecektir. Seçilen davalar incelenerek kara sınır uyuşmazlıkları konusunda UAD içtihadındaki tutarlılık veya tutarsızlıklar ve değişimler tahlil edilmeye çalışılacaktır. Bir değişim saptandığında bunun sebeplerinin neler olabileceği de tartışmaya dahil edilecektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda dört örnek davaya odaklanılacaktır. İki Afrika devleti arasında, Uluslararası Adalet Divanı’na taşınan ilk dava Burkina Faso- Mali davası ilk basamak olarak kullanılacaktır. Daha sonraki tarihli Libya-Çad ve Nijerya-Kamerun davaları da yapılan literatür taramasında en çok rastlanılan uyuşmazlıklar olduğundan ve Divan’ın bu davalardaki hükümlerinde yapmış olduğu yorumlar uluslararası hukuk açısından büyük önem taşıdığından çalışmaya dahil edilecektir. Son olarak kıta Afrikası’nda kara sınırları ile ilgili çalışma tarihi itibari ile en son tarihli dava olan Burkina Faso- Nijer davası da eklenecektir. Afrika kıtasından Uluslararası Adalet Divanı’na taşınmış, uluslararası sınırları ilgilendiren diğer iki dava; Benin-Nijer ve Botswana-Namibya Davaları çalışmanın dışında tutulacaktır. Benin- Nijer Davası iki ülke sınırındaki Nijer Nehri ve Mekrou Nehri bölümlerindeki uyuşmazlık ile ilgilidir ve Divan’ ın hükmü sınırı, bu iki nehir üzerinde belirlemektedir. Botswana- Namibya Davası ise Chobe Nehri üzerinde bulunan Kasikili/Sedudu Adası’ nın sahipliği ile ilgilidir. Her ne kadar bu davalar da ülkeler arasındaki kara sınırları ile ilgili olsa da ana coğrafi unsur nehirler olduğundan bu iki dava çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışma dört ana bölümden oluşacaktır. İlk bölümde Kıta Afrikası’na genel bir giriş yapılacaktır. İkinci bölüm uluslararası sınır uyuşmazlıklarına ayrılacaktır. Üçüncü bölümde Kıta Afrikası’ndaki kara sınır uyuşmazlıklarına odaklanılacaktır. Uluslararası Adalet Divanı nezdine taşınmış ve karara bağlanmış dört dava tahlil edilecek ve Sonuç bölümünde de sıralanan sorulara cevap aranacaktır.
Inviolability of frontiers, being one of the most important issues of Westphalian state system is a fundamental strive for international relations and international law. Delineation of frontiers and adoption the concept of unalterability of frontiers by force are considered to be vital for the establishment of international peace and security. Indeed this is viable from the traditional state-centric view of international relations. Though the transforming circumstances of the world and the new understandings and perceptions of security erodes the sanctity attributed to the inviolability of frontiers, boundary disputes have not lost its place at the core of international security concerns because main political organization is stil the nationstate. Therefore the question of settling the boundary disputes by wheter peaceful or violent means is still one important subject for international agenda. Africa continent have experienced and continues to experience many boundary disputes because of the arbitrary and artificial boundaries inhereted from colonization, the poor delineation and demarcation of boundaries and not overlapping of the geography of many ethnic groups with those boundaries. Precise determination of boundaries and avoiding the possible conflicts deriving/derived from boundary questions are preliminary matters for the African states which could get included in the modern state system on late for the dates. Boundary disputes across the continent caused wars and this obstructed the integration of the continent and the economic development. At some cases African states tried to settle the boundary disputes peacefully and hoped for equitable and acceptable resolutions by taking those disputes to international courts. This dissertation is going to be moved on samples of disputes from Africa continent that were taken to and resolved by International Court of Justice. Consistencies and inconsistencies and changes at the ICJ juriprudence is going to be analyzed through examining the selected cases. If change is detected then the possible causes for it, is going to be incorporated to the iv discussion. Four specific cases are going to be focused on for the purpose of the study. Burkina Faso- Mali case which was the first boundary dispute case between two African states taken to ICJ is going to be used as the first step. Then Libya- Chad and Cameroon- Nigeria cases is going to incopareted to the study for they are among the most encountered cases in the literature and for Court’s interpretations in these cases are very important for international law. Lastly Burkina Faso- Niger case is going to be embodied because that is the last case for the date of this study that ICJ adjudicated. Two other cases; Benin-Niger and Botswana-Namibia cases are going to excluded. In Benin-Niger case the dispute is related to the sectors in Niger River and Mekrou River and the Court’s judgment determines the boundary in these two rivers. Botswana-Namibia Case is about the ownership of Kasikili/Sedudu Island on the Chobe River. Although these cases are about the land boundary between the countries, for the main elements are rivers in those cases the two cases are not included in this study. Study is planned to be comprised of four main sections. In first section there is going to be a prelude to Africa continent. Second section is going to be reserved for international boundary disputes. In the third section land boundary disputes at Africa continent is going to be focused on. The four cases that were taken to and adjudicated by ICJ is going to be analyzed. In the Conclusion section there is going to be strive for the answers to the listed questions.
Inviolability of frontiers, being one of the most important issues of Westphalian state system is a fundamental strive for international relations and international law. Delineation of frontiers and adoption the concept of unalterability of frontiers by force are considered to be vital for the establishment of international peace and security. Indeed this is viable from the traditional state-centric view of international relations. Though the transforming circumstances of the world and the new understandings and perceptions of security erodes the sanctity attributed to the inviolability of frontiers, boundary disputes have not lost its place at the core of international security concerns because main political organization is stil the nationstate. Therefore the question of settling the boundary disputes by wheter peaceful or violent means is still one important subject for international agenda. Africa continent have experienced and continues to experience many boundary disputes because of the arbitrary and artificial boundaries inhereted from colonization, the poor delineation and demarcation of boundaries and not overlapping of the geography of many ethnic groups with those boundaries. Precise determination of boundaries and avoiding the possible conflicts deriving/derived from boundary questions are preliminary matters for the African states which could get included in the modern state system on late for the dates. Boundary disputes across the continent caused wars and this obstructed the integration of the continent and the economic development. At some cases African states tried to settle the boundary disputes peacefully and hoped for equitable and acceptable resolutions by taking those disputes to international courts. This dissertation is going to be moved on samples of disputes from Africa continent that were taken to and resolved by International Court of Justice. Consistencies and inconsistencies and changes at the ICJ juriprudence is going to be analyzed through examining the selected cases. If change is detected then the possible causes for it, is going to be incorporated to the iv discussion. Four specific cases are going to be focused on for the purpose of the study. Burkina Faso- Mali case which was the first boundary dispute case between two African states taken to ICJ is going to be used as the first step. Then Libya- Chad and Cameroon- Nigeria cases is going to incopareted to the study for they are among the most encountered cases in the literature and for Court’s interpretations in these cases are very important for international law. Lastly Burkina Faso- Niger case is going to be embodied because that is the last case for the date of this study that ICJ adjudicated. Two other cases; Benin-Niger and Botswana-Namibia cases are going to excluded. In Benin-Niger case the dispute is related to the sectors in Niger River and Mekrou River and the Court’s judgment determines the boundary in these two rivers. Botswana-Namibia Case is about the ownership of Kasikili/Sedudu Island on the Chobe River. Although these cases are about the land boundary between the countries, for the main elements are rivers in those cases the two cases are not included in this study. Study is planned to be comprised of four main sections. In first section there is going to be a prelude to Africa continent. Second section is going to be reserved for international boundary disputes. In the third section land boundary disputes at Africa continent is going to be focused on. The four cases that were taken to and adjudicated by ICJ is going to be analyzed. In the Conclusion section there is going to be strive for the answers to the listed questions.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Afrika, Adalet Divanı, Uluslararası, Africa, İçtihat, Sınır, Uyuşmazlık, Juriprudence, Boundary, Dispute, İnternational Court of Justice