Göz kapağı kitlelerinde özellikler ve prognoza etkili faktörler

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2012

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Göz kapağında kitle yakınmasıyla başvuran olgularda; demografik bulgular, lezyonların klinik bulguları, tipleri ve lokalizasyonları, yakınmanın başlangıcından başvuruya kadar geçen süreçteki değişimler, görülme sıklıkları, makroskobik ve histopatolojik tanılar arasındaki uyum gibi prognoza etkili faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla; 1995-2011 yılları arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvurarak, Orbita Birimi'nde tetkik edilen ve cerrahi tedavi uygulanan olgulardan düzenli olarak kontrole gelen toplam 311 olgunun 352 lezyonu çalışma kapsamında değerlendirildi. Olguların 150'si (%48.24) erkek, 161'i (%51.76) kadındı. Olgularda yakınmanın başladığındaki ortalama yaş 48.6±10.6 yıldı. Yakınmanın başlangıcı ile başvuru arasında geçen süre kadınlarda 8±3.2 ay, erkeklerde 10±3.9 aydı. Tüm göz kapağı kitlelerinin 120'si (%34.10) enflamatuar, 232'si (%65.9) non enflamatuar karakterdeydi. Tüm kitlelerin %78.97'si iyi huylu, % 21.03'ü kötü huylu lezyonlardı. Kaynak aldıkları dokulara göre değerlendirildiklerinde epitelyal tümörler ilk sırada yer aldı. Şalazyon (% 28.40) en sık görülen göz kapağı kitlesi, bazal hücreli karsinom (%90.54) en sık görülen kötü huylu tümördü. Tümörlerin cinsiyetle ilişkisinde kadınlarda daha fazlaymış gibi görülmesine rağmen istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Kötü huylu kapak lezyonları grubunda görüldüğü yaş ortalaması 68±12.97 iken, iyi huylu lezyonlar grubunda ise bu ortalama 43±18.56'ydı. İyi huylu kapak tümörlerin % 90'ında makroskobik olarak histopatolojik sonuç ile uyumlu tanı konabildiği, kötü huylu kapak tümörlerinin % 77.5'ine histopatolojik tanı ile uyumlu makroskobik ön tanı konulabildiği görüldü. Göz kapaklarında şüphe uyandıran her türlü lezyonun erken dönemde eksize edilerek veya eksizyonel biyopsi alınarak histopatolojik tanı konmasının; hem görme sistemi hem de hastanın yüz görünümünün değişmeden korunması bakımından önemi vurgulandı.
Abstract
In order to evaluate the results obtained about the distribution of the population by demographic and clinical findings, the duration from the beginning of the complaints to the application to the health services and the change in the time between the beginning of the complaints and the application, types and localizations, the incidence, compliance rates between the macroscopic and histopathological diagnosis among the patients who applied for eyelid masses to the Orbita Unit of the Department of Ophthalmology in the Trakya University Faculty of Medicine and who were examined and underwent surgical treatment in that department, a total of 311 cases, who regularly came to the control, with 352 lesions were investigated under this study. One hundred and fifty patients of the investigated cases (48.24%) were male and 161 of them (51.76%) were female. The mean age on the onset of the symptomatic cases was 48.6 ± 10.6 years. The time between the onset of complaints and the appliance was 8 ± 3.2 months for women and 10 ± 3.9 months for men. One hundred and twenty (34.10%) of the eyelid masses were characteristically inflammatory and 232 (65.90%) of them were non inflammatory. 78.97 percent of the masses were benign and 21.03 percent were malignant lesions. Epithelial tumors were the most common when tumors were analyzed based on which tissues led to the tumors. Besides, chalazion (28.40%) was the most common eyelid mass and the basal cell carcinoma (90.54%) was the most common malignant tumor. In terms of the relationship between tumors and gender, although it appeared that tumors were more frequent in women than men, no statistically significant difference considering gender was found. The mean age in the group of malignant eyelid lesions was 68 ± 12.97 and the mean in the group of benign lesions was decreased to 43 ± 18.56. In the 90 percent of the benign eyelid tumors, the macroscopic diagnosis was compatible with the histopathological diagnosis. However, in the 77.5 percent of the malignant eyelid tumors, the macroscopic pre-diagnosis was compatible with the histopathological diagnosis. As a conclusion, the diagnosis through histopathological examination and excising all kinds of suspicious lesions in the eyelids may be life-saving by fixing the cosmetic appearance of the patient without distorting the anatomical integrity of the patient.

Açıklama

Tıpta Uzmanlık Tezi

Anahtar Kelimeler

Göz Kapağı Kitleleri, Histopatolojik Tanı, Makroskobik Ön Tanı, Epidemiyoloji, Eyelid Masses, Histopathological Diagnosis, Macroscopic Pre-diagnosis, Epidemiology

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye