Uterin karsinosarkomların moleküler analizi

dc.contributor.advisorDeniz Yalta, Tülin
dc.contributor.authorGenç Erdoğan, Ezgi
dc.date.accessioned2019-12-24T12:57:49Z
dc.date.available2019-12-24T12:57:49Z
dc.date.issued2019
dc.date.submitted2019
dc.departmentFakülteler, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalıen_US
dc.description.abstractEndometrial karsinosarkomlar, yüksek dereceli karsinom ve sarkomatöz elementlerden oluşan, nadir görülen fakat; oldukça agresif neoplazilerdir. Bu tümörlerin patogenezindeki genetik değişiklikler iyi bilinmemektedir. Endometrial karsinosarkomların patogenezinde rol oynayan onkojenlerdeki değişiklikleri analiz ettiğimiz çalışmamızda, NGS yöntemi ile karsinosarkomlarda 12 gen 1237 varyanttan oluşan gen panelindeki varyasyonlar ile klinikopatolojik verilerin karşılaştırılması amaçlandı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı arşivinden uterus yerleşimli karsinosarkom tanısı alan 12 adet olgu dahil edildi. Olgulara ait H&E kesitleri ışık mikroskobunda incelendi. Olgular, güncel sınıflandırılmaya (DSÖ) göre değerlendirilerek histolojik alt tiplendirme yapıldı. Heterolog eleman varlığı, myometrial invazyon derinliği, lenfovasküker invazyonu, diğer doku/organlara yayılım değerlendirildi. Olguların %91,7’sinde EGFR, %41,7’inde ERBB2, %25’inde PDGFRA, %16,7’sinde KRAS ve PIK3CA, %8,3’ünde C-KİT mutasyonu saptandı. Endometrial karsinosarkomların da endometrial karsinomlarda görülen heterojenliğe benzer şekilde, heterojen moleküler özellikler sergilediği sonucuna varıldı. Saptanan gen mutasyonları ile klinikopatolojik veriler arasında istatiksel anlamlılık saptanmamış olsa da PDGFRA gen mutasyonunun myometrial invazyon derinliği, lenfatik invazyon ve heterolog eleman varlığı ile ilişkili olabileceği sonucuna varıldı. Sonuç olarak, çalışmamızda tespit ettiğimiz EGFR ve ERBB2 varyasyonlarının, KS’ların patogenezisinde sürücü mutasyon rolü olup olmadığının, tirozin kinaz inhibitörlerinin bu varyasyonları hedefleyebilme potansiyeli ile ilgili daha geniş vaka serileri ile yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Karsinosarkomlarda en dikkat çekici mutasyonlardan biri olan PIK3CA ve KRAS gen mutasyonu ise çalışmamızda 2 olguda gösterilmiştir. Bu gen noktalarının KS’ların patogenezinde yer alması ve innovatif tedavi seçeneklerinde hedef olarak kullanılmasının sağlanabilmesi için de, çoklu gen panelleri ile moleküler yöntemlerin kullanılacağı daha geniş vaka serileri ile yapılacak klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.en_US
dc.description.abstractEndometrial carcinosarcomas are very aggressive but rarely seen neoplasms that contain both high-grade carcinomatous and sarcomatous elements. The underlying pathogenesis and specific genetic changes are still not well known. In this study, we analyzed oncogenes which play a role in the pathogenesis of endometrial carcinosarcomas by NGS using tumor panel containing 12 genes and 1237 variant and compared with the clinicopathological data. The 12 patients who diagnosed as carcinosarcoma in Trakya University Faculty of Medicine, Department of Medical Pathology; were included in the study. Hematoxylin&Eosin sections were reviewed in light microscope. Histological subtyping was performed according to the current tumor classification (WHO). Existence of heterologous element, the depth of myometrial invasion, lymphovascular invasion and spread to other tissues/organs was evaluated. Detected mutation rates were 91.7% in EGFR, 41.7% in ERBB2, 25% in PDGFRA, 16.7% in KRAS/PIK3CA, and 8.3% in C-KIT genes, respectively. Endometrial carcinosarcomas exhibited similar heterogenity like endometrial carcinomas. Although there was no statistical significance between the detected gene mutations and the clinicopathological data, it was concluded that PDGFRA gene mutation may be related to the depth of myometrial invasion, lymphatic invasion and the presence of heterologous component. As a result, findings in our study about EGFR and ERBB2 variations, to explain the role of driver mutation in the pathogenesis of CSs and the potential of tyrosine kinase inhibitors to target these variations need more studies. PIK3CA and KRAS gene mutation, which are one of the most remarkable mutations in CSs, were shown in 2 cases in our study. In order to consider these gene points in the pathogenesis of CSs and to be used as a target for innovative treatment options, clinical studies with larger gene series and multiple gene panels are needed.en_US
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14551/4929
dc.identifier.yoktezid540229en_US
dc.language.isotren_US
dc.publisherTrakya Üniversitesi, Tıp Fakültesien_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectKarsinosarkomen_US
dc.subjectMoleküler Profilen_US
dc.subjectSekanslamaen_US
dc.subjectPIK3CAen_US
dc.subjectEGFRen_US
dc.subjectERBB2en_US
dc.subjectC-KITen_US
dc.subjectPDGFRAen_US
dc.subjectKRASen_US
dc.subjectMutasyonen_US
dc.subjectHedefe Yönelik Tedavien_US
dc.subjectCarcinosarcomasen_US
dc.subjectMolecular Profilesen_US
dc.subjectSequencingen_US
dc.subjectMutationen_US
dc.subjectTargeted Treatmenten_US
dc.titleUterin karsinosarkomların moleküler analizien_US
dc.title.alternativeMolecular analysis of uterine carcinosarcomasen_US
dc.typeSpecialist Thesisen_US

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
0164387.pdf
Boyut:
8.05 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
Tam Metin / Full Text
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Küçük Resim Yok
İsim:
license.txt
Boyut:
1.44 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: