Ratlarda agaroz jel ve hyaluronik asit dolgu maddelerinin kalıcılıkları ile yapılarının usg ve mr ile kıyaslanması

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2022

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Yüz dolguları; estetik cerrahi pratiğinde çok sık uygulaması olan bir işlemdir. Günümüzde, kırışıklıkları yumuşatma ve doldurmak, yüz hacimlerini eski haline getirmek ve cildi nemlendirmek için gelişmiş bir dolgu ürünleri yelpazesi mevcuttur. Şuan tüm dünyada dermal dolgu maddesi olarak en çok hyaluronik asit içerikli ürünler kullanılmaktadır. Agaroz jel, hücre dışı matrisinkine benzer üç boyutlu bir yapıya sahip bir başka dolgu maddesidir. Kabul edilmiş bir hayvan modelinin yokluğunda, doku dolgu maddelerinin in vivo kalıcılığını ölçmek için kullanılan yöntemler insan hastaları içerir ve subjektif bir görsel değerlendirme ile yapılmaktadır. Bu deneysel çalışma ile cilt altına enjekte edilecek olan farklı tipte dolgu maddelerinin zaman içerisinde kalıcılığının ve yapısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 48 adet Wilstar albina cinsi rat ile randomize olarak seçilmiş her biri 16’şarlı 3 grup oluşturuldu. Tüm deneklerin sırt bölgesi eş zamanlı olarak genel anestezi altında tıraş edilip ilk grup deneklere hyaluronik asit enjeksiyonu, ikinci grup deneklere agaroz jel enjeksiyonu, üçüncü grup deneklere serum fizyolojik enjekte edildikten sonra ultrason ve manyetik rezonans görüntüleme ile hacim ölçümleri gerçekleştirildi. 0., 7., 28. ve 63. günlerde hacim ölçümleri tekrarlandıktan sonra olguların sırt derisinden histopatolojik araştırma için parça alındı. Verilen dolgu materyalinin konumu ve hacmi MR tetkiki ile elde olunan proton dansite (pd) sekansta koronal ya da sagittal planda uzun aks ve T2 ağırlıklı görüntülemede elde olunan aksiyel planda 2 boyutlu kısa aks ölçümü sonucunda alınan 3 boyutun 0,52 ile çarpımı sonucunda elde edilen santimetreküp esas alınmıştır. değerlendirmede agaroz jelin ilk ölçümünde agar materyalinin akustik gölgelenme oluşturması sebebiyle volüm hesaplaması için gereken 3 boyut ölçümü optimal değerlendirilememiştir. Ayrıca sonografi esnasında kompresyon yapılması gerekliliği materyalin mobil olması sebebiyle gerçek boyutlar net olarak hesaplanamadığından sonografik ölçümler istatistiksel değerlendirmeye alınmadı. Yapılan histolojik incelemeler sonrası elde edilen bulgular altı başlık altında toplanmıştır. Bunlar kapsül oluşup oluşmaması, kapsülün intakt olup olmaması, kapsül kalınlığı, hücre sayısı, damar sayısı ve subcutis kalınlığı olarak belirlenmiştir. Çalışmaya dahil edilen olguların gruplara göre kapsül intakt varlığının istatistiksel olarak karşılaştırıldığında; Agaroz Jel Grubu olgularda Hyaluronik Asit Grubu olgulara göre anlamlı derecede daha fazla kapsül intakt olduğu görülmüştür (p=0,029) Çalışmaya dahil edilen olguların gruplara göre hücre sayıları istatistiksel olarak karşılaştırıldığında; Agaroz Jel Grubu olgularda Hyaluronik Asit Grubu olgulara göre anlamlı derecede daha fazla hücre sayısı olduğu bulundu (p<0,001) Çalışmaya dahil edilen olguların gruplara göre 0., 7., 28. ve 63. günde MR ile ölçülen dolgu hacimleri istatistiksel olarak karşılaştırıldığında; Hyaluronik Asit Grubu olguların Agaroz Jel Grubu olgulara göre anlamlı derecede daha fazla hacime sahip olduğu bulundu (p<0,001) Sonuç olarak; her iki dolgu materyalinin de benzer biyouyumlu özellikler göstermesine rağmen HA in kapsül intakt özelliğinin erken bozulması, hücre sayısının az oluşu ve morfolojik yapısı nedeniyle Agoroz jel göre yapısal olarak daha biyouyumlu bulundu. HA hacim olarak da daha fazla olması nedeniyle kalıcılığının daha iyi olduğunu düşündürmektedir.
Facial fillings are a very common procedure in aesthetic surgery practice. Today, an advanced range of fillers is available for smoothing and filling wrinkles, restoring facial volumes and moisturizing the skin. Currently, most products containing hyaluronic acid are used as dermal fillers all over the world. Agarose gel is another filler material with a threedimensional structure similar to that of the extracellular matrix. In the absence of an accepted animal model, methods used to measure the in vivo persistence of tissue fillers involve human patients and are made by a subjective visual assessment. With this experimental study, it was aimed to evaluate the permanence and structure of different types of fillers to be injected under the skin over time. For this purpose, 3 groups of 16 each of which were randomly selected with 48 Wilstaralbina rats were formed. The back area of all subjects was simultaneously shaved under general anesthesia, and the first group of subjects was injected with hyaluronic acid, the second group was injected with agarose gel, and the third group was injected with saline, then volume measurements were performed with ultrasound and magnetic resonance imaging. After the volume measurements were repeated on days 0, 7, 28 and 63, a piece was taken from the back skin of the cases for histopathological investigation. The position and volume of the given filling material is obtained by multiplying the 3 dimensions by 0.52 based on cubic centimeters in the proton density (pd) sequence obtained by MRI, the long axis in the coronal or sagittal plane, and the 2-dimensional short axis measurement in the axial plane obtained in T2-weighted imaging.The findings obtained after the histological examinations are grouped under six headings. These were determined as capsule formation, whether the capsule is intact, capsule thickness, cell number, number of vessels and subcutis thickness. When the presence of intact capsules was compared statistically according to the groups included in the study; Agarose Gel Group cases were found to have significantly more intact capsules than Hyaluronic Acid Group cases (p=0.029) When the cell numbers of the cases included in the study were statistically compared according to the groups; It was found that the number of cells in the Agarose Gel Group was significantly higher than in the Hyaluronic Acid Group cases (p<0.001). It was found that the Hyaluronic Acid Group cases had significantly more volume than the Agarose Gel Group cases (p<0.001) As a result; Although both filling materials showed similar biocompatible properties, HA was found to be structurally more biocompatible than Agarose gel due to the early deterioration of the intact capsule of the capsule, the low number of cells and its morphological structure. HA is also higher in volume, suggesting that its permanence is better.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Agaroz jel, Hyaluronik asit, Dolgu materyali, Agarose gel, Hyaluronic acid, Filler material

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye