Ortadoğu Bağlamında Türkiye İsrail Güvenlik İlşkileri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2010

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

İbranilerin Kenan ili adı verilen bölgeye ilk gelişleri M.Ö yaklaşık 1800’lerde olmuştur. Burada aynı zamanda peygamber olarak kabul edilen Hz Davut zamanında ilk devletlerini kurmuşlar, fakat çeşitli tarihlerde çeşitli milletlerin istilasına uğrayarak sürgün hayatı yaşamışlardır. En son M.S 70 yılında Romalıların işgal ederek Yahudilerin bütün dünyaya yayıldığı olay diaspora olarak adlandırılmaktadır. Yahudilerle Türkler arasındaki dostça ilişkiler 1492’de İspanya zulmünden kaçarak Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmalarına ve hatta Osmanlıların daha önceki, fetih ettiği bölgelerde Yahudilerin Osmanlı fetihlerini kolaylaştırıcı bir rol oynamalarına kadar geri gitmektedir. Avrupa’da milliyetçilik akımlarının güçlenmesi Yahudiler üzerinde hem menfi hem de müspet birer etkiye sebep olmuştur. Yahudiler bir yandan güçlenen anti-semitik akımlarla karşı karşıya kalmışlar diğer yandan kendilerinde de bihassa kültürel alanda güçlenen Yahudi milliyetçiliğine konu olmuşlardır. Avusturyalı bir gazeteci olan Theodor Herzl 1896 yılında Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmasını öngören Der Judenstaat adlı kitapçığı kaleme almış ve 1897’de İsviçre’de bir Yahudi kongresi toplamaya muvaffak olmuştur. Basel’de toplanan kongrede Dünya Siyonist teşkilatı kurulmuştur. 2 Kasım 1917 tarihli İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour’un imzasını taşıyan ve Balfour Deklarasyonu olarak adlandırılan mektup Filistin’de bir Yahudi “ulusal yurdu” kurulmasını öngörmüştür. 29 Kasım 1947’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Filistin meselesi görüşülmüş ve Genel Kurul Filistin’in Araplarla Yahudiler arasında paylaşımını öngören kararı kabul etmiştir. Bu karar ile Filistin’de Araplarla Yahudiler arasında vuku bulan çatışmalar şiddetlenmiş ve 14 Mayıs 1948’de Yahudi Devleti’nin ilanı ile birlikte 1948 Arap İsrail savaşı halini almıştır. 1948, 1956, 1967 ve 1973’te yer alan Arap İsrail savaşları neticesinde İsrail Suriye’den Golan Tepeleri’ni, Mısır’dan Sina Yarımadası’nı ve Gazze’yi, Ürdün’den ise Batı Şeria’yı kendi topraklarına katarak B.M’de kendine ayrılan toprakları birkaç katına çıkarmıştır. Türkiye İsrail’in kuruluşunu takip eden 1949 yılında İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülke olmuştur. Fakat 1956 yılında büyükelçilik düzeyinde olan İsrail ile resmi ilişkilerini maslahatgüzalık seviyesine 1980 yılında ise ikinci kâtiplik düzeyine indirmiştir. Türkiye’nin bilhassa 1960’lı yıllardan başlayarak İsrail’e karşı, Araplarla eşit mesafe politikası güttüğü görülmektedir. 1977’de Mısır ile İsrail arasında başlayan Camp David süreci ve İsrail’in FKÖ’yü tanıdığı, Arapların İsrail’in varlığını bir realite olarak kabul ettiği Oslo süreci ile birlikte İsrail ile yakın ilişkiler kurma yönünde Araplardan duyulan çekince de ortadan kalkmış ve 1991 yılında, 1988’de ilan edilen Filistin Devleti ile birlikte eş zamanlı olarak İsrail ile ilişkilerini yeniden Büyükelçilik düzeyine yükseltmiştir.Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler bilhassa 1996 yılından başlayarak stratejik işbirliği haline gelen ve tarafların imzaladığı Askeri Eğitim İşbirliği ve Savunma Sanayi İşbirliği anlaşmaları ile devam etmiştir. Türkiye bu ilişki düzeyi ile Avrupa ülkeleri ve ABD’den insan hakları ve diğer bazı gerekçelerle almasına engel olunan modern silahları İsrail’den temin etmiş ve F-4, F-5 uçaklarının ve tanklarının modernizasyonu ile ilgili anlaşmalar imzalamıştır. Aynı zamanda hem İsrail hem Türkiye bölgede çekince duyduğu İran, Suriye gibi ülkelere karşı kendilerini yakın hissettikleri birer stratejik ortak bulmuşlardır. Bu anlaşmalar ile Türkiye ve İsrail arasında başlayan, İsrail’in eğitim uçuşlarında Türkiye’nin hava sahasını kullanarak stratejik derinlik kazandığı ilişkiler, ABD’nin de katıldığı ortak tatbikatların düzenlenmesiyle devam etmiştir. Türkiye, Batı’da kendisine temininde güçlük çıkarılan silah alımını İsrail’den gerçekleştirerek Batı’nın engellemelerinden kurtulmuş, İsrail ile kurulan yakın ilişkiler, her iki ülkeyi bölgedeki yalnızlığından kurtarmış aynı zamanda Türkiye’nin Filistin sorununda “kolaylaştırıcı rol” üstlenmesi ve bölgedeki oynadığı rolün etkin hale gelmesi mümkün hale gelmiştir.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İsrail, Güvenlik Anlaşmaları, Stratejik Ortaklık

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye