Osmanlı İmparatorluğu döneminde özel mülkiyet ve yapısal özellikleri

Küçük Resim Yok

Tarih

2011

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Osmanlı döneminde tımar sisteminin mevcudiyeti sebebiyle koşulsuz özel mülkiyetin olmadığı yönünde genel inanç mevcuttur. Aksini savunan birkaç yazarsa, özel mülkiyetin vakıflarla gerçekleştirildiğini savunmaktadır. Osmanlı dönemi boyunca özel mülkiyet; ağırlıklı olarak şehirlerde mevcut olmuş, devletçe de koruma altına alınmıştır. Bu durum, aslında bir seçişin sonucudur. Osmanlılar Eski Mısır ya da Persler gibi her alanda güçlü bürokratik yapılanmayı tercih etmemişler, eski Yunan ve Roma uygarlıklarıyla paralel bir yapılanmayı tercih etmişlerdir. Muhtemelen bürokrasinin hâkimiyetini iktidara muhalif güç unsuru olarak görmüşlerdir. Neticede Osmanlı’nın kuruluş ve gelişim süreçlerinde bu sıkıntıyı feodal Ortaçağ Avrupa’sı yaşamıştır. Zirai üretimin temel üretim olduğu ve şehirlerin, zirai artık ürünle beslendiği bir dünyada Osmanlı, İstanbul gibi ana bürokratik şehirlere hammadde veya işlenmiş mamul mal olarak zirai artık ürünlerin ulaştırılmasında tüccarları kullanmıştır. İptidai sanayiciler de esnaf ve zanaatkârlar olmuştur. Böyle bir artı ürün akışının sağlanabilmesi için mecburen piyasa ekonomisi koşulları oluşturulmuş ve bu çerçevede de özel mülkiyet kurumsallaşmıştır. Vakıflarsa koşulsuz özel mülkiyeti de aşan ve piyasa ekonomisindeki rekabet koşullarını zedeleyen, özel mülkiyet üstü yapılanma olarak karşımıza çıkmaktadır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Turkish Studies (Elektronik)

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

6

Sayı

3

Künye