Edirne merkez ilçede yaşayan görme kaybı olan bireylerde ruhsal bozukluk taraması

Küçük Resim Yok

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Trakya Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Görme kaybı, kişinin günlük aktivitelerini ciddi derecede kısıtlayabilen zorlayıcı bir işlev kaybıdır. Görme kaybı ile eşik altı psikiyatrik semptomlar arasında ilişki kuran çalışmalar mevcut olmakla birlikte, ruhsal bozukluk ilişkisi hakkında kesin bilgiler yoktur. Ancak görme kaybının uyku üzerine olumsuz etkileri ve sirkadiyen ritim düzensizliklerine sebep olduğunu gösteren pek çok kanıt bulunmaktadır. Bu araştırma; görme kaybı olan bireylerde ruhsal bozuklukları tanısal görüşme yöntemleriyle değerlendirmek, uyku kalitesindeki bozulma ve sirkadiyen ritim düzensizliklerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmaya görme kaybı %50'nin üzerinde 300 görme kaybı olan birey dahil edilmiştir. Görme kaybı olan bireyler kendi içinde hafif görme kaybı, az görme ve kör grup olarak üçe ayrılmıştır. Katılımcılar Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, Beşinci Baskı İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme ile ruhsal bozukluklar açısından taranmış, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi ile uyku kaliteleri değerlendirilmiş ve Sabahçıllık-Akşamcıllık Ölçeği ile kronotipleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmamızda; %7,7 oranında majör depresyon bozukluğu, geçmiş majör depresyon bozukluğu tanısı eklendiğinde %15 yaşam boyu yaygınlık ve %6,6 oranında anksiyete bozukluğu tanısı konmuştur. Yalnızca 1 kişi şizofreni tanısı almıştır. Ruhsal bozukluk tanısı alan kişilerin %47'sinin kör grupta toplandığı görülmektedir. Uyku kalitesine dönük incelemede; katılımcıların %43,3'ünde uyku kalitesinde bozulma görülmüş, ruhsal bozukluk tanısı olan kişilerin uyku latansının 39 dakika ile anlamlı olarak daha uzun olduğu, kör grubun ise ile 6,4 saat ile anlamlı olarak daha kısa uyku süresine sahip olduğu tespit edilmiştir. Sabahçıllık-Akşamcıllık Ölçeğinden elde edilen veriler doğrultusunda gruplar arasında kronotip dağılımı açısından fark bulunmamıştır. Sonuç olarak, ruhsal bozuklukların dağılımı incelendiğinde depresyon ve anksiyete bozukluğu yaygınlığı toplumla benzer sıklıkta olup, depresyon için yaşam boyu yaygınlığın bu özellikli grupta daha yüksek olduğu dikkati çekmektedir. Şizofreninin çok düşük oranda bulunmuş olması görme kaybının bazı ruhsal bozukluklar açısından olası koruyucu etkileri hakkında yapılabilecek etiyolojik araştırmalar için öncü nitelik taşımaktadır. Bunun yanı sıra araştırmamıza ait veriler görme kaybının uyku kalitesine olan etkileriyle ilgili bilgileri destekler niteliktedir.
Visual impairment is a serious loss of function that can severely limit a person's daily activities. Although there are studies establishing a relationship between visual impairment and subthreshold psychiatric symptoms, there is a lack of accurate information about the relationship between mental disorders. However, there are numerous evidence to suggest that visual impairment causes circadian rhythm disturbances and adverse effects on sleep. The aim of this study is to screen the mental disorders in individuals with visual impairment by diagnostic methods and to determine the deterioration in sleep quality and circadian rhythm disturbances. The study included 300 adults with a minimum of 50% loss of vision. Individuals with visual impairment were divided into three groups as mild visual loss, low vision and blind group. Participants were screened for mental disorders in terms of Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 5th Edition, sleep quality was evaluated with Pittsburgh Sleep Quality Index and their chronotypes were determined with the Morningness-Eveningness Questionnaire. In our study, 7.7% of participants were diagnosed with a current Major Depressive Disorder; while 15% of participants had a lifetime history of the Major Depressive Disorder. Totally 6.6% of the participants were diagnosed with a current anxiety disorder. Only one participant was diagnosed with Schizophrenia. It is seen that 47% of people diagnosed with mental disorder are gathered in blind group. In the examination of sleep quality; 43.3% of the participants had deterioration in sleep quality, sleep latency was significantly longer with 39 minutes in patients with a diagnosis of mental disorder, and blind group had a significantly shorter sleep time with 6.4 hours. No difference was found between the groups in terms of chronotype distribution according to the data obtained from the Morning-Evening Scale. In conclusion, when the distribution of mental disorders is examined, it is observed that the prevalence of depression and anxiety disorder is similar with the population and lifetime prevalence for depression is higher in this particular group. The very low rate of schizophrenia is a pioneer for the etiologic research on the possible protective effects of visual impairment for some mental disorders. In addition, the data of our study support the information about the effects of visual impairment on sleep quality.

Açıklama

Tıpta Uzmanlık

Anahtar Kelimeler

Psikiyatri, Psychiatry

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye