Ortodonti Anabilim Dalı Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Debonding sonrası kompozit artığı temizleme yöntemlerinin diş yüzey pürüzlülüğü ve pulpa sıcaklığı üzerine etkisi(Trakya Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, 2023) Ağkoç, Suat; Zorkun, BernaBu çalışmanın amacı, debonding sonrası kalan kompozit artığının Er,Cr:YSGG lazer, arkansas taşı ve 12 bıçaklı tungsten karbit frez ile temizlenmesi sırasında mine ve pulpa dokuları üzerinde oluşan etkilerin incelenmesidir. Çalışmada 76 adet çekilmiş insan premolar dişi kullanıldı. Er,Cr:YSGG lazer, arkansas taşı, 12 bıçaklı tungsten karbit frez ve kontrol grubu olmak üzere dört grup oluşturuldu. Debonding sonrası artık kompozitin temizlenmesi sırasında pulpa sıcaklık değişimi ve kompozit temizleme süresi ölçüldü. Tüm gruplardaki diş örneklerinin mine yüzey pürüzlülüğü optik profilometre ile değerlendirildi, kalitatif değerlendirme için SEM kayıtları alındı. Normal dağılım gösteren değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi, alt grup karşılaştırmalarında Tamhane Çoklu Karşılaştırma Testi, normal dağılım göstermeyen değişkenlerin karşılaştırılmasında ise Kruskal – Wallis Testi, çoklu karşılaştırma için Dunn Çoklu Karşılaştırma Testi kullanıldı. Er,Cr:YSGG lazerin oluşturduğu mine yüzey pürüzlülüğü diğer gruplardan anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. 12 bıçaklı tungsten karbit frez, kompozit artığını anlamlı derecede kısa sürede uzaklaştırırken, Er,Cr:YSGG lazer, kompozit artığını anlamlı derecede uzun sürede uzaklaştırmıştır. Pulpa sıcaklık değişimi, arkansas taşı grubunda anlamlı derecede yüksek bulunurken hiçbir grupta eşik değerin üzerine çıkmamıştır. Bu çalışmada kullanıldığı şekliyle Er,Cr:YSGG lazer daha önce Er,YAG lazer ile yapılan mine yüzey pürüzlülüğünü değerlendiren çalışmalarla benzer sonuçlar oluşturmuştur. 12 bıçaklı tungsten karbit frez, debonding sonrası artık kompozit temizliğinde mine ve pulpa dokularına olan etkileri göz önüne alındığında güvenle kullanılabilir.Öğe Farklı özelliklere sahip nikel-titanyum rehber yol eğelerinin burulma, eğilme ve burkulma dirençlerinin karşılaştırılması(Trakya Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, 2022) Çeliker, Feyyaz; Çetinkaya, İremÇalışmada her bir gruptan 12 adet olmak üzere; Wave One Gold(15/02-06), ROTATE(15/04), TruNatomy(15/02) ve Scope(17/03) rehber yol eğeleri kullanıldı. Burulma, eğilme ve burkulma direnci testleri ISO 3630-1 spesifikasyonuna göre standart test yöntemleri kullanılarak gerçekleştirildi. Ayrıca burulma direnci testinde kırılmadan hemen önceki açısal sapma değeri de ölçüldü. Burulma direnci testinde kırılan eğelerin kırık yüzeyleri SEM altında incelendi. Eğelere göre normal dağılan eğilme direnci, burkulma direnci, tork ve açı değerlerinin karşılaştırılmasında Tek Yönlü Varyans Analizi kullanıldı ve çoklu karşılaştırmalar Tukey HSD ve Tamhane’s T2 testleri ile incelendi. Önem düzeyi p<0,050 olarak alındı. Eğelerin burulma dirençleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıkmadı. Burulma kırığı meydana geldiği anda en yüksek açışal sapma değeri TruNatomy eğesinde ortaya çıkmıştır ve bu sonuç WOG eğesinden istatistiksel olarak anlamlı değilken, diğer gruplardan anlamlı olarak yüksektir. Eğilme direnci en yüksek eğe Scope eğesi iken, en düşük eğe TruNatomy eğesidir. Scope eğesi en yüksek burkulma direncine sahipken en düşük burkulma direnci WOG eğesinde bulundu. Rehber yol eğelerinin mekanik özellikleri, üretim şekilleri ve tasarım özelliklerinden etkilenmektedir. Klinik kullanım için vakaya göre uygun rehber yol eğesi seçilmesi gerekmektedir.Öğe İki farklı sabit pekiştirme telinin alt kesici çapraşıklığına ve gingival dokulara etkilerinin incelenmesi(Trakya Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, 2021) Seki Yurdakul, Melis; Meriç, PamirBu çalışmanın amacı, sabit pekiştirme amacı ile kullanılan 0,0215 inç 6 sarımlı paslanmaz çelik pekiştirme teli ve 0,027 x 0,011 inç dikdörtgen kesitli titanyum pekiştirme telini relapsı önleme başarıları ve gingival dokulara etkileri yönünden karşılaştırmaktır. Çalışmaya Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı’nda ortodontik tedavi görmüş, alt çene ön altı dişin lingual yüzeyine 0,027 x 0,011 inç dikdörtgen titanyum pekiştirme teli (Retainium, Reliance Orthodontic Products, Itasca, ABD) uygulanmış 25 birey ve 0,0215 inç 6 sarımlı paslanmaz çelik pekiştirme teli (G&H Orthodontics, Franklin, ABD) uygulanmış 25 birey olmak üzere toplam 50 birey dahil edildi. Bireylerin alt arklarından pekiştirme teli yapıştırıldıktan hemen sonra, 3. ve 6. ayda ölçü alındı ve ölçülerden alçı model elde edildi. Alçı modeller tarayıcı ile taranarak dijital model elde edildi. Elde edilen dijital modeller üzerinde 3 boyutlu model ölçümü yapmaya izin veren yazılım (Orthomodel, İstanbul, Türkiye) aracılığı ile interkanin mesafe ve Little çapraşıklık indeksi ölçümleri yapıldı. Periodonsiyumun değerlendirilmesi için cep derinliği, plak indeksi, sondlamada kanama ölçümleri 0., 3. ve 6. ayda gerçekleştirildi. Aynı randevularda telde kopma, ayrılma, deformasyon gibi bir başarısızlık olup olmadığı değerlendirildi. Çalışmada, 0,027 x 0,011 inç dikdörtgen titanyum pekiştirme teli ve 0,0215 inç 6 sarımlı paslanmaz çelik pekiştirme teli arasında 6. ayın sonunda Little çapraşıklık indeksi ve interkanin mesafedeki değişim açısından fark görülmemiştir. İki materyal arasında 6. ayın da periodontal parametrelerdeki değişim açısından fark bulunamamıştır. İki materyalde de 6 aylık dönemde debonding, kopma, deformasyon gözlenmemiştir. İki materyalin de sabit pekiştirme apareyi olarak güvenle tercih edilebileceği sonucuna varılmıştır.Öğe İskeletsel sınıf I olgularda birinci ve ikinci premolar diş çekiminin faringeal havayolu boyutlarına etkisinin değerlendirilmesi(Trakya Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, 2023) Ersay, Sevgi; Zorkun, BernaBu çalışmanın amacı, iskeletsel ve dişsel Sınıf I ilişkiye sahip bireylerde dört adet birinci ve ikinci premolar diş çekiminin faringeal havayolu boyutları üzerindeki etkilerini karşılaştırmaktır. Çalışmada, 16-21 yaş aralığında dört adet birinci ve ikinci premolar çekimi ile ortodontik tedavi görmüş toplam 52 bireyin tedavi öncesi ve tedavi sonrası dönemde alınan lateral sefalometrik radyografi dijital arşiv kayıtları kullanıldı. Her iki gruba 26 birey dahil edildi. Sefalometrik havayolu analizi ile iskeletsel ve dişsel analizler bilgisayar yazılım programı (Dolphin Imaging) ile gerçekleştirildi. Gruplar arası normal dağılıma uyan verilerin karşılaştırılmasında bağımsız örneklem-t testi, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi kullanıldı. Her iki çekim grubunda kesici dişlerin inklinasyonlarında azalma, dil kalınlığı mesafesinde anlamlı artış ve inferior havayolu boşluğu mesafesinde anlamlı azalma izlenmiştir. Birinci premolar grubunda süperior posterior havayolu boşluğu mesafesinde anlamlı azalma ve ikinci premolar grubunda vertikal havayolu boşluğu mesafesinde anlamlı artış gerçekleşmiştir. Hyoid kemik ve yumuşak damak ile ilgili ölçümlerde değişim gözlenmemiştir. Dil kalınlığının artışı ile inferior havayolu boşluğu mesafesinde azalma olmasına rağmen birinci ve ikinci premolar çekiminin havayolu boyutları üzerindeki etkileri arasında fark yoktur. Ortodontik tedavilerde premolar dişlerin çekim kararı, her vakanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.