Yazar "Sol, Selma" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Edirne Kakava Şenlikleri(Trakya Üniversitesi, 2010) Sol, SelmaRevival of nature and the coming of spring have become both fascination and joy for human beings for centuries. Because of that reason, we see that seasonal fests have emerged among different societies and they have been celebrated gorgeously. One of these rituals massified and turned into cultural accumulation is Kakava festivals being celebrated by gypsyorigined citizens living in Edirne. Kakava festivals begin with being made afire by gypsy chief on the first week of may every year and contunie to the evening of the following day. It is observed that gypsies, living in different parts of Turkey, come Edirne and attend the festivals having been celebrated by gypsies of Trakya. Althoung the festival is inspired by a legend of Egyptian and Asia-Minor origins, it resembles the old Turkish celebration of spring which is “ one of the rituals of coming of spring” in the context of their way of perform. Kakava festivals have shaped by faith and customs of gypsies of Trakya and the cultural and religious proctices of the regionÖğe Edirne'de Halk Hekimliği(2007) Sol, SelmaHalk hekimliği, geleneksel tıp ya da alternatif tıp olarak da adlandırabileceğimiz uygulamalar, tarih sahnesinde insanoğlunun var olmasıyla beraber duçar olduğu çeşitli hastalıklara doğadan faydalanarak çare araması sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar, binlerce yıldır süregelen bu uygulamaların bir kültür birikimine dönüştüğünü göstermektedir. Bu çalışmada, alan araştırması yöntemiyle elde edilen, Edirne’deki geleneksel tedavi şekilleri verilmiştir. Söz konusu uygulamalar nesiller boyunca kültürel aktarım vasıtasıyla günümüze kadar gelmiştir.Öğe Edirne’de Halk Hekimliği(Trakya Üniversitesi, 2007) Sol, SelmaHalk hekimliği, geleneksel tıp ya da alternatif tıp olarak da adlandırabileceğimiz uygulamalar, tarih sahnesinde insanoğlunun var olmasıyla beraber duçar olduğu çeşitli hastalıklara doğadan faydalanarak çare araması sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar, binlerce yıldır süregelen bu uygulamaların bir kültür birikimine dönüştüğünü göstermektedir. Bu çalışmada, alan araştırması yöntemiyle elde edilen, Edirne’deki geleneksel tedavi şekilleri verilmiştir. Söz konusu uygulamalar nesiller boyunca kültürel aktarım vasıtasıyla günümüze kadar gelmiştirÖğe Gostivar Türklerinin mânileri(Trakya Üniversitesi, 2011) Sol, SelmaMani, Türk halk şiirinin en yaygın ve de en çok sevilen nazım biçimidir. Mani söylemek, hem Anadolu'da hem de Anadolu dışında çok geniş bir coğrafi yayılım gösteren Türkler arasında asırlardır devam eden bir gelenektir. Bu gelenek sayesinde, yüzyılların süzgecinden geçmiş, inanışlarımız, beklentilerimiz, törelerimiz, duyuş ve düşünüş tavrımız kültür birikimine dönüşmüş unsurlar olarak nesilden nesile aktarılmaktadır. Bu çatışmada, Anadolu dışında, Makedonya Costivar'da yaşayan Türklerin mânileri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın dayanak noktasını, bölgesel derlemeler yoluyla elde edilmiş olan mâniler oluşturmuştur. Klasik mâni tanımlamalarından yola çıkılarak öncelikle Gostivar mânileri yapısal açıdan sonra da muhteva özelliklerine göre değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda derlemeye esas teşkil eden mâniler alfabetik sırada verilmiştir.Öğe Kadının Dönüşüm Mekânı: Rumeli Türküleri Örneği(2016) Sol, SelmaXX. yüzyılın başından beri, özellikle kadınları konu alan ya da kadının bir problematik olarak ele alındığı çeşitli kültürel çalışmalar hız kazanmıştır. Söz konusu çalışmalarda dinî, ekonomik, sosyolojik ya da siyasi açıdan kadının toplum içindeki statüsü, dezavantajları farklı bağlamlarla değerlendirilmiştir. Bu çalışmalar arasında, kadın ve erkeği biyolojik farklılıklarından öte, kültürel bir inşa olarak 'toplumsal cinsiyet' açısından değerlendiren çalışmalar da oldukça dikkat çekicidir. Toplumsal cinsiyet kavramından hareketle, kadın ve erkek olmanın kültürel anlamları olarak yorumlanan 'toplumsal cinsiyet rolleri', çok disiplinli pek çok çalışmaya zemin hazırlamaktadır. Halk biliminin ve edebiyatının inceleme alanına giren, insana dair sözlü, yazılı, maddi, manevi bütün kültürel ürünler, şüphesiz ki sosyal bilimler dâhilindeki pek çok bilim dalıyla da yakından ilgilidir. Bu düşünceden hareketle, sosyolojik kuramlarla halk bilimini buluşturan çalışmaların, her iki disiplin araştırmacılarına da farklı bakış açıları katacağı düşünülebilir. Türklerin yaşadığı her coğrafyada, Türk halk kültürünün müştereklerini yansıtması ve konu bakımından da oldukça geniş bir alana hitap etmesi bakımından türkü metinleri, çok disiplinli çalışmalar için sağlam veri kaynaklarından biridir. Bu çalışmada, Rumeli türküleri çerçevesinde toplumsal cinsiyet rolleri açısından "kadın"ın dönüşümleri ele alınmıştır. İncelenen Rumeli türkü metinlerinde, toplumsal cinsiyet rolü olarak kadınların sırasıyla, 'genç kız/sevgili', 'gelin/eş' ve 'anne/kaynana' dönüşümleri yaşadığı tespit edilmiştir. Olağan hayat döngüsü içinde kadınların geçirdiği bu dönüşümlere hiç şüphesiz bir takım zorunluluklar, beklentiler ve idealler yüklendiği de ortadadır. Bu noktada, asırladır halkın beğenisini, değerlerini, kabullerini, duygusal çeşitliliğini yansıtan 'türkü' türünün, iddia edilen dönüşümlere dair, toplumsal kadın kimliğinin izdüşümlerini sergileyen sağlam veri kaynakları olduğunu da düşünmekteyiz