Yazar "Sandalyeci, Selda" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe BİR ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİ METNİ OLAN ŞEYYAT HAMZA'NIN YUSUF U ZELİHA MESNEVİSİNDE MENTAL FİİLLER(2016) Sandalyeci, SeldaÖZ: Fiiller gramer kategorilerinde genel olarak hareket ve durum fiilleri olarak iki grupta incelenir. Şimdiye kadar mental fiil bağlamında yapılan araştırmaların sayısı oldukça azdır ve dil bilimden ziyade ruh biliminin inceleme alanında kalmıştır. Çocuklarda hangi dönemden itibaren mental sürecin işlevsel olduğu, mental fiillerin ne zaman görülmeye başlandığı bu çalışmaların temel konularından olmuştur. Mental fiiller de aslında bir hareket fiili sayılabilir; fakat bu hareket fiziki hareket değil zihni bir hareketten ibarettir. Bu hareket bir mental süreç demektir. Mental süreç girdi işlev ile başlar ve çeşitli aşamalardan sonra çıktı işlev ile son bulur. Mental sürecin en önemli çıktısı da idrak fiilleridir. Bu bilgiler doğrultusunda bu çalışmada bir Eski Anadolu Türkçesi dönemi eseri olan Şeyyat Hamza’nın Y?suf u Zeliha adlı mesnevisinden taranan mental fiiller dört başlık altında incelenmiştir: 1. Algılama (Duyu) Fiilleri 2. Duygu Fiilleri 3. İdrak Fiilleri 4. Açıklama Fiilleri. Hem İslam hem Türk edebiyatında büyük bir yeri olan Yusuf kıssası temelli bu mesneviden çıkarılan mental fiiller bize 13. ?14. yüzyıllardaki Türk duygu ve düşünce dünyası hakkında bilgiler vermektedir. Bu metinden çıkarılan mental fiillerle üç yüz dört yüz yıl önceki Runik harfli metinler karşılaştırıldığında büyük bir gelişme olduğu ve Türkiye Türkçesi mental fiilleri karşılaştırıldığında da farklılıklar yanında büyük benzerlikler bulunduğu da görülmektedir.Öğe Çağatay Türkçesinde mental fiiller : Ali Şir Nevayi örneği(Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Sandalyeci, Selda; Dinler, NurselMental fiiller, genelde bir tetikleyici unsur ile başlayan ve zihinde belli bir süreç içerisinde kendine yer edinen zihin fiilleridir. Fiiller, gramer kategorilerinde yakın dönemlere kadar hareket ve durum başlıkları altında incelendiğinden sınıflandırmalarda mental fiillere rastlanmamaktaydı. Bugün ise modern dil bilimi çalışmalarında artık kendilerine bir yer edindikleri aşikârdır. Mental fiillerle ilgili yapılan çalışmalar ilk dönemlerde daha çok ruh biliminin inceleme alanında kalmış, mental süreçlerin hangilerinin çocuklukta başladığı üzerine yoğunlaşılmıştır. Zamanla dil biliminin de ilgisini çeken mental fiiller çeşitli çalışmalara konu olmuştur. Türkçede fiil sınıflandırmaları önem arz eden bir inceleme alanıdır. Buna paralel olarak tarihî dönemlerdeki fiiller çeşitli çalışmalarda ele alınmış, böylece Türkçenin tarihî dönem mental fiilleri büyük ölçüde tespit edilmiştir. Türkçenin büyük bir kolunu oluşturan Doğu Türkçesinde, diğer bir deyişle Çağatay Türkçesinde bu yöndeki çalışmaların eksik olduğu tespit edilmiş ve Çağatay Türkçesindeki mental fiiller çalışmaya konu olarak seçilmiştir. Çağatay Türkçesi deyince akla, Ali Şir Nevâyî gelmektedir. Türkçeye büyük katkılar sağlamış olan Nevâyî’nin bilinen otuz eseri bulunmaktadır. Bu eserlerden on dokuzu seçilmiş ve mental fiiller açısından incelenmiştir. Nevâyî’nin yazmış olduğu eserlerin her edebî türünden örnekler alınmaya dikkat edilerek çalışmaya bir örneklem oluşturulmuştur. Böylece mental fiillerin farklı edebî türlerde nasıl bir seyir içerisinde olduğu belirlenebilecektir. Bu eserlerden tespit edilen mental fiillerin sınıflandırılmasında, bilişsel psikoloji ışığında belirlenen süreçler esas alınarak girdi basamağı, işlem basamağı ve çıktı basamağı fiilleri olmak üzere üç temel kategori belirlenmiştir. Girdi basamağında duyu fiilleri, işlem basamağında biliş fiilleri, çıktı basamağında ise duygu ve açıklama fiilleri ele alınmıştır. Fiilller incelenirken bağlamdaki anlamları esas alınarak tematik bir sınıflandırma denemesi yapılmıştır.Öğe Cumhuriyet Dönemi Türk romanında devrik cümle(Trakya Üniversitesi, 2017) Sandalyeci, Selda; Dinler, NurselDilin gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden birisi, o dilin cümle yapısının zaman içinde gösterdiği gelişimdir. Bu gelişimi göstermek ve gelecek kuşaklara aktarmak da dili işleyen yazar ve şairlere, aynı zamanda dilbilimcilere düşmektedir. Şair ve yazarlar dilde ifade çeşitliliği yaratmak için devrik cümlelere de başvurmaktadırlar. Buna bağlı olarak konuşma dilinde olağan karşılanarak sıklıkla kullanılan devrik cümlelerin yazı dilinde de belli bir kullanım sıklığı bulunmaktadır. Ancak Türklük bilimi çalışmaları arasında Türkiye Türkçesi'nde devrik cümle üzerindeki çalışmalar yeterli değildir ve devrik cümle üzerindeki tartışmalar halen sürmektedir. Bu sebeple biz de çalışma alanımız olarak devrik cümleyi seçtik. Türkçe çok geniş bir alanı ve zaman dilimini kapsadığı için evren olarak 'Cumhuriyet Dönemi' romanlarını belirledik. Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birlikte dilde ve tabii olarak edebiyatta da bir takım değişiklikler olmuştur. Bu değişiklikler içinde devrik cümlenin durumunu tespit etmek önem arz etmektedir. Bu çalışma için 1923'ten başlayarak 2015 yılına kadar yayınlanan romanlardan her beş yıl için ortalama iki romanı materyal olarak belirledik. Romanları seçerken dönemlerdeki edebî, siyasî, sanatsal eğilimleri ve edebiyat topluluklarını göz önünde bulundurduk. Romanlardaki devrik cümleler yüklemin türüne göre (fiil cümlesi, isim cümlesi), yapısına göre (basit cümleler, sıralı cümleler, bağlı cümleler, iç içe cümleler, şart cümleleri) olarak sınıflandırılmış, aynı zamanda öge sayısına göre de sıklıkları tespit edilip gruplandırılmış ve romanlardan verilen örneklerle konu zenginleştirilmiştir.Öğe Gagauz Türkçesi Söz Diziminin Ölçünlü Türkiye Türkçesi Söz Dizimi ile Mukayesesi Üzerine Bir Deneme(2021) Sandalyeci, SeldaGagauz Türkleri bugün önemli bir çoğunluğu Moldova olmak üzere Ukrayna, Kazakistan, Azerbaycan, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’de dağınık olarak yaşamaktadırlar. 1979 ve 1989 nüfus sayımlarında Beyaz Rusya ile Özbekistan’da da Gagauzların yaşadığı tespit edilmiştir.Yoğunluklu olarak yaşadıkları bölge ise Moldova’ya bağlı Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’dir. Gagauz Türkçesi yönlere göre Güney Batı grubuna, kavimlere göre ise Oğuz grubuna dâhil olup Türkiye Türkçesi’nin Rumeli ağızlarına en yakın olan Türk lehçesidir. Kelime dağarcığı, cümle yapısı ve öge diziliminde Gagauz Türkçesine en yakın yazı dili Türkiye Türkçesidir. Türkiye Türkçesi ile ortak yanları olduğu gibi farklı özellikleri de bulunmakta olup bu farklılıkların başında devrik cümle yapılarının gözle görülür bir şekilde fazlalığı dikkat çekmektedir. Türkiye Türkçesi ölçünlü dilinde de kimi zaman heyecan veya onarım gibi sebeplerle devrik cümle kuruluşlarına rastlanmaktadır. Bu durumun Gagauz Türkçesinin en önemli ayırt edici özelliklerinden olan devrik cümle kuruluşlarıyla paralel olup olmadığı veya –varsakuruluş sebebinin farklılıkları tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmada Gagauz Türkçesi söz diziminin en tipik özelliği olan “devrik cümle” yapısı, Gagauz edebiyatından seçilmiş metinler üzerinde ayrıntılı olarak incelenecek ve tamlamalar, birleşik cümleler, heyecan cümleleri gibi farklı yapılar ele alınarak Türkiye Türkçesi ölçünlü dilinin öge dizilişiyle mukayese edilecektir.Öğe Trakya Ağızları Sözlüğü I-II(Trakya Üniversitesi, 2018) Sandalyeci, SeldaTürkçe, Moğolistan veÇin içlerinden Orta Avrupa’ya, Sibirya’dan Hindistan ve Kuzey Afrika’ya kadargeniş bir alanda tarihin derinliklerinden bu yana varlık göstermektedir. Balkanlarüzerindeki Türk yerleşimleri ise Osmanlılardan çok önceye dayanmaktadır. IV. YüzyıldaHunların buraya gelmesiyle bölge Türklerle tanışmış ve daha sonra Avarlar,Bulgarlar ve Peçenekler IV. yüzyıldan VIII. yüzyıla kadar aralıklarla gelip buralarayerleşmişlerdir. 1292 yılından itibaren BatıAnadolu’dan gelen Selçuklu Türklerinin de bölgenin bazı yerlerine yerleşereketkili olmaya çalıştıkları görülür. Tüm bunlara rağmen Balkanlardaki yoğun Türknüfusu asıl kimliğine Osmanlılarla kavuşmuştur. Osmanlılar geniş coğrafyayayayılmaya Balkanlardan başlamışlar ve Balkanları gözbebeği bilmişlerdir. Böylecegittikleri her bölgeye Türkçeyi de götürmüşler, bu sayede Türkçe Balkanhalkları arasında önemli bir yer edinmiştir.