Yazar "Güngör, Özgül" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Akut myokard infarktüslü hastalarda serum seruloplazmin ve sialik asid düzeylerinin incelenmesi(Trakya Üniversitesi, 2003) Güngör, Özgül; Gökmen, Selma SüerÖZET Sialik asidin artmış kardiyovasküler mortalite ve serebrovasküler hastalıkla ilişkili bir kardiyovasküler risk faktörü olduğu ileri sürülmüştür. Myokard infarktüsünden sonra da serum total sialik asid düzeylerinde bir yükselme olduğu bildirilmiş ancak bu yükselmenin sebebi tam olarak aydınlatılamamıştır. Oligosakkaridlerden, glikoproteinlerden ve gangliozidlerden terminal sialik asid kalıntılarını ayıran sialidazın aktivitesindeki artışın veya sialik asid kalıntılarının asialoglikoproteinlere transferini katalizleyerek sialoglukokonjugatlann sentezini sağlayan sialiltransferaz aktivitesinin uyanlmasımn myokard infarktüsünde gözlenen serum sialik asid artışına neden olabileceği ileri sürülmüştür. Yükselmiş serum total sialik asid düzeyleri hücre hasarından sonra kan dolaşımına hücreden veya hücre membran yüzeyinden sialik asidin dökülmesi veya salıverilmesinden de kaynaklanmış olabilir. Sialik asid kalıntıları içeren glikoproteinler olan akut faz proteinlerinin karaciğerden dolaşıma artmış atılımlarının da serum total sialik asid konsantrasyonunun artışından sorumlu olabileceği bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı myokard infarktüsünde gözlenen serum sialik asid konsantrasyonunun artışında akut faz proteinlerinin rolünü araştırmaktır. Bu amaçla myokard infarktüslü hastalarda infarktüsten 24 saat sonra serum total sialik asid ve oligosakkarid yan zincirinin terminal pozisyonunda sialik asid kalıntısı içeren bir akut faz proteini olan seruloplazmin düzeyleri ölçüldü ve aralarında bir korelasyon olup olmadığı araştırıldı. Aspartat aminotransferaz, laktat dehidrogenaz ve kreatinin kinaz-MB aktiviteleri myokard infarktüslü hastalarda sırasıyla 253.64 ± 135.53 U/L, 993.13 ± 592.68 U/L ve 134.05 ± 94.98 U/L; kontrol grubunda ise sırasıyla, 22.93 ± 6.27 U/L, 162.58 ± 41.94 U/L ve 10.89 ± 6.76 U/L olarak bulunmuş olup, hasta grubunun aspartat aminotransferaz, laktat dehidrogenaz ve kreatin kinaz-MB aktiviteleri kontrol grubuyla karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha yüksekti (hepsi için pO.001). Myokard infarktüslü hastalarda aspartat aminotransferaz ile laktat dehidrogenaz (r=0.662, p<0.01, n=38) ve aspartat aminotransferaz ile kreatin kinaz-MB (r=0.382, p<0.05, n=40) arasında pozitif bir korelasyon bulunmuştur. 48Serum total sialik asid ve seruloplazmin konsantrasyonları myokard infarktüslü hastalarda sırasıyla 66.47 ± 9.08 mg/dl ve 66.69 ±8.12 mg/dl, kontrol grubunda ise sırasıyla 53.81 ± 5.74 mg/dl ve 30.35 ± 8.20 mg/dl olarak bulunmuş olup hasta grubunun total sialik asid (pO.001) ve seruloplazmin (p<0.001) düzeyleri kontrol grubuyla karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha yüksekti. Myokard infarktüslü hastalar ve kontrol grubundaki bireyler ayrıca 40-54 ve 55-70 olmak üzere iki farklı yaş grubuna ayrılmıştır. Myokard infarktüslü hastaların 40-54 ve 55-70 yaş gruplarının serum total sialik asid ve seruloplazmin düzeyleri kontrol grubunun aynı yaş grupları ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak daha yüksekti (hepsi için p<0.001). Ayrıca kontrol grubunun 55-70 yaş grubundaki seruloplazmin düzeyleri ile aynı grubun 40-54 yaş grubundaki seruloplazmin düzeyleri arasında da anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.001) Myokard infarktüslü hastalarda (r=0.038, p>0.05, n=45) ve kontrol grubunda (r=-0.272, p>0.05, n=45) serum total sialik asid ve seruloplazmin düzeyleri arasında bir korelasyon bulunamamıştır. Sonuç olarak, a) myokard infarktüslü hastalarda infarktüsten 24 saat sonra serum total sialik asid ve seruloplazmin düzeylerinde bir yükselme olduğunu ve b) Serum total sialik asid ile seruloplazmin arasında bir korelasyonun bulunmadığım söyleyebiliriz. Bu nedenle, myokard infarktüsünden sonra gözlenen serum total sialik asid konsantrasyonundaki artıştan, seruloplazminin karaciğerden artmış atılımı sorumlu tek faktör olamaz. Yapısında sialik asid içermesine rağmen seruloplazmin ile sialik asid arasında bir ilişki bulunmaması, bizce myokard infarktüsü sonrası gözlenen sialik asid konsantrasyonundaki artıştan birden fazla faktörün sorumlu olabileceğine işaret eden önemli bir bulgudur. Anahtar Kelimeler: Akut Myokard İnfarktüsü, Seruloplazmin, Total Sialik Asid 49Öğe Küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastalarda serum total ve lipide bağlı siyalik asidin marker olarak önemi(2007) Gökmen, Selma Süer; Kazezoğlu, Cemal; Tabakoğlu, Erhan; Altıay, Gündeniz; Güngör, Özgül; Türe, MevlütAmaç: Küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastalarda serum total siyalik asit (TSA) ve lipide bağlı siyalik asit (LSA) düzeyleri incelendi ve hastaları sağlıklı bireylerden ve birbirinden ayırmada bu parametrelerin marker olarak rolü irdelendi. Hastalar ve Yöntemler: Çalışmaya henüz hiç kemoterapi ve/veya radyoterapi almamış 102 küçük hücreli dışı ve 57 küçük hücreli akciğer kanserli toplam 159 erkek hasta ve 35 sağlıklı erkek gönüllü dahil edildi. Serum TSA analizinde Warren yöntemi, LSA analizinde Katopodis yöntemi kullanıldı. Bulgular: Küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastaların serum TSA ve LSA düzeyleri sağlıklılara göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.001), ancak bu iki hasta grubu arasında bu açıdan anlamlı farklılık bulunmadı. ROC (Receiver operating characteristic) analizinde, küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastaları sağlıklılardan ayırmada TSA'nın özgüllüğünün, LSA'nın ise duyarlılığının daha iyi olduğu görüldü. Öte yandan, küçük hücreli akciğer kanserli hastaları sağlıklılardan ayırmada LSA'nın daha duyarlı olduğu saptandı. Sonuç: Serum total ve lipide bağlı siyalik asit, küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastaları sağlıklılardan ayırmada biyokimyasal marker olarak önemli rol oynayabilir.